|
Veysi ÜlgenGüneydoğu Ekspres |
Çocukluğunda, bayram günü yamalı pantolonlarıyla ev ev dolaşıp, bir tarafı kırmızı bir tarafı beyaz poşetsiz şeker toplarlardı. Kimse...
Takvim 2 Temmuz 1991’i göstermektedir. Yollar barikatlı, otogar kuşatmada, şehirlerarası otobüsler onlar için yasaklıdır. Çünkü,...
İnsana dair oldukça bulanık medeni yaşamın güncelliğinden, günlerce süren yağış sonrası gökyüzünün berraklığına takılıyor....
Önce karşıdan müzikal olmayan bir ses yükseliyor. O ses daha da yükseliyor, başka sesler karışıyor, kelimeler anlaşılmıyor, cümleler...
Tribündeki coşku belki yılların olağanüstü özlemiydi. Belki de yılların olağandışı öfkesiydi. Ve belki de her ikisi yılların tarif...
Çekilmez baş ağrısı yeniden romatizmalı bedenini ağır ağır hastaneye sürüklüyordu. Aslında o şişik ayaklar oraya gitmek istemiyordu....
Otogar işlevi gören ilçe kıraathanesi içinde, kendisi gibi şehre gitmek için yolların açılmasını bekleyenler vardı. Onların içinde...
Aslında tarih hocasının bunu neden yaptığını biliyordu. Saçı sınava alınmayacak kadar uzun değildi. Diğer sınıftan biriyle okul...
Diğerleri gibi bundan da emin değildi. Belki sevgiden değil algısal bir ilişkiydi. Ve belki algılanmaya, gerçeklikten kopmaya ihtiyacı vardı....
Ama sessiz, ama içten, kaçak ve şiirce, bir şekilde konuşuyordu. Belki soruyordu. Belki de anlamaya çalışıyordu. Yapay zekalı, çok dilli...
Ve yıllar sonra, yaşamın kıyısında ki anıların gölgesinde karda yürümenin heyecanı nüks ediyor. Ama bu heyecanı yaşayamayacaklar da...
Aslında dışarıda görüşmediği, görüşme zeminini yitirdiği, ölümünün bile belki umurunda olmayacağı birine sığınıyordu. Ama yoğun...
O gün hastaneye gelmelerinin nedeni, kışa hazırlık için sobalık odun kesen abisini şiddetli göğüs ağrılarıyla birden bire, kesilmemiş...
Birisi Dicle’yi geçip TıpFakültesi’ne, birisi Urfakapı’yı geçip Şehitlik’teki Hukuk Fakültesi’ne, birisi İstasyonu geçip Eğitim...
Arayan uzun zamandır görüşemediği orta yaş avukat bir tanıdığının numarasıydı. “Merhaba Salih hoca!” “Merhaba!” “Biliyorum çok...
İlki bir efsaneye dönen kasetin, ikincisi nasıl olacaktı? Belki o kaset öylece bırakılmalıydı. Belki de ikinci bir heyecana ihtiyaç vardı....
Çünkü hayalleri ile büyüyorlardı. Bu yüzden masallardaki Kaf Dağı’na gökyüzünden ulaşabileceklerine inanıyorlardı. Ve bu yüzden hep...
Dağ köyleriniiyi bilen, köylülerle iyi ilişkileri olan, onların diliyle konuşan, köy gezilerine can atan ak saçlı Emin Dayı yeşil...
Belki belinde tespitli fıtığı patlamıştır. Belki de o ağrının kendisi yenidir ve bel fıtığını atlamış başka bir bedensel yıkımın...
Dinamitler patladı, toprakta ne varsa yeryüzüne saçıldı. Herkes üzüm asmalarına ve meyve ağaçlarına toz yağdı derken, toz içindeki...
Çünkü hekimlik mesleği, doğal olarak rutine en uzak mesleklerden biriydi. İnsan sağlığını gerdiren onca neden varken meslek rutininin de...
Belki kuraklığa alış(tırıl)mıştır. Belki de kendi doğası ona yabancılaş(tırıl)mıştır. Bir şekilde her yaz yanan ya da yakılan, ama...
O zaman ortak arkadaşlarımızdan biri, meslektaşımız, güzel insan Özgür Devrim Kılıç, meğerse orada kanser ile savaşıyormuş. Aslında...
Emekli ayıkları birbirine yakın emekliler,buranın her daim müşterisi olarak okey oynamanın yanında, dama, nezereve satranç oynayarak vakit...
Belki onlar da hastaydı. Belki de toplumsal sorunların altında kendisinin çözemeyeceği meselelerin gerilimiyle başvuruyorlardı. İşsizlik,...
Çöl sıcağından kaçmak için arkadaşının havuzlu evine gitmeye karar verdi. Telefon açmak yerine çal kapı gitmeye karar verdi. Çok az...
Onu ilk ve son kez 2 yaşındayken, bir panel nedeniyle gittiğim Mersin’de, doksanların sendikal mücadelesinde yol arkadaşlığı yaptığım...
Elinde ki kâğıtları incelerken birden banko da genç makyajlı kıza, “Neden bana iki fiş kestiniz!” dedi anneleri. “İkiz gebeliğiniz var...
Söyleşinin bir yerinde, Mersin’den hasta haliyle gelen Dr. Özkan Özdemir’in katkısıyla EDTTB (Etkin Demokratik Tabipler Birliği) kuruluş...
Taşlar ona geçici bir şans yaratabilirdi. Çünkü geçici mutluluklara ihtiyacı vardı. “Ya kaybedersem” diye düşündü. “Ama...
diyen Nazım Hikmet,kalbinin yarısını,yaşadığı zaman da dünyanın diğer yanındamücadele edenlere bırakırken, Onun burada da kalbinin...
Arşiv peşinde koşarken, bazen o arşiv ayağına kadar geliyor. Tabip Odamızın eski başkanlarından, eski TTB Merkez Konseyi üyelerinden Dr....
Aslında şu zayıflık olmasa belki her birini yine yıllarca giyebilirdi. Ancak uzamış emekliliğinin sonuna adım adım yaklaşıyor ve kronik...
Plaketin bir tıbbiyeli için çok anlamı vardı. Ama mutluluklarında eksik olan bir şey vardı. Törende sanki meçhul bir hüzün...
Alışmak aslında en korktuğu şeydi. Çünkü insan bir şeye alışırsa normalinden hayli uzaklaşıyordu. Hatta bir süre sonra normale karşı...
Belki her ölüm erken ölümdü. Belki de bazı ölümler geride bıraktıklarını fazlasıyla etkiliyordu. O geride kalanlar gidenin...
Köye giderek bu tekdüzeliği aşabilir miydi? Bu sabit gündelik hayatı terk edebilir miydi? Hafta sonuna girmeden karar verdi. Uzun zaman...
Aynı ses, aynı tarif, aynı adres, aynı aldatılış ve yeniden istasyona geri dönüşün bu kadar sinir bozucu olacağını da bilemezdi. ...
Aynı ses, aynı tarif, aynı adres, aynı aldatılış ve yeniden istasyona geri dönüşün bu kadar sinir bozucu olacağını da bilemezdi. ...
Ve o eksik şeyle hala yüzleşemiyorlardı. Ama tek bir siyah beyaz fotoğraf sahiciydi. O kenarları vuruşmuş siyah beyaz fotoğraf, o meçhul...
Bayram biter, yaşamın çelişkileri başlar, dargın zamanlar yine başlardı. Evet bayram dargınlarla barışmanın bir vesilesiydi....
VEYSİ ÜLGEN Ve yıllar, yolları işaret ediyordu. Ve yollar, yürümekle aşınıyordu. Ve yürümek, umudu aklıyordu. Onlar bir kez daha ak...
Neden zor görünüyordu? Neden uzmanlık eğitiminde asistanlar bu kadar ağır disiplin altında çalışıyordu? Ve gerçekten uzmanlık...
Gözlüklerini takan doktor koltuğuna gerinerek uzak durmaya çalıştığı, nerede yaşadığı belli olmayan başka bir vatandaşın kimliğiyle...
Şoförün uyarısı ile özel klinik yazan tabelanın önünde iniverdi. Çoğu inşaat alanı sahada kurulu kliniğin daha çok işçilere sağlık...
Eli çok iyiymiş. Kimin beline müdahale etmişse iyileşmiş” demesiydi. Ayrılırken “Senin en doğal hakkın, nerede iyileşeceksen, oraya...
Asıl mesele dumana teslim olmamak diyor içinden. Yoksa sisli geleceğinde, korlaşmış pert adımları birbirine dolanacak diye endişeleniyor. ...
Bu işi ilçede kısa boylu, tıknaz, yeşil gömlekli, gözlüklü, halkın kısaca “Mısto” diye seslendiği. Mustafa adında bir adam...
TTB ve Tabip Odaları hekim göçü ile ilgili açıklamalar yapıyor. Gazeteciler, televizyoncular, sosyal medyacılar mesele ile ilgili haberler...