menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Haziran’da şair olmak zordu

28 0
26.06.2026

Takvimler rakamlarla eskimiş, binalar yıkılmış, siteler yapılmış, caddeler genişlemiş, sokaklar yok edilmiş, telefonlar akıllanmış, kitap baskıları dijitallenmiş, kent inşası ufuk çizgilerini yerle bir etmişti.

Evet zaman ilerliyor ve yaşadığı kent hızlıca değişiyordu. Ve o kentin yer aldığı coğrafya doğasıyla hızlıca değişiyordu. Belki sadece değişmiyor, muhtemelen başkalaşıyordu. Ve başkalaşırken belki de kendine ötekileşiyordu. Her şey bu kadar değişiyor, başkalaşıyor ve ötekileşiyorken ‘ uzun zamandır görmediğim arkadaşlarım yaşıyor mu? ‘ diye yaşam ve ölüm gerçekliğine çarpılıyor.

Ve sonra ‘ acaba bana ne olduğunu bilecekler mi ‘ diyor kendi kendine. Çünkü, değişim, başkalaşım ve ötekileşim zincirlenmesinde unutulmak çok ağırdı. Çünkü unutulanlar sayısı tutulamayacak kadar fazlaydı. Kendisinin unuttukları kadar onu unutanlar da vardı. Unutulmaktan ziyade başkalaşmaktan korkuyordu. Belki değişmeyen tanımsız şeyler de vardı . Belki de her şey bir anda değişmiyordu. Mesela şairlerin göç ettiği Haziran bu haliyle sanki hiç değişmiyordu.

Yine de hayatın değişmeyen belki değişemeyen parçaları vardı. Çünkü okumayan ve yazmayan çoğul adamlar hala yalan söylüyordu. Çünkü okumayan ve yazmayan tekil adamlar hala ihanet ediyordu. Çünkü okumayan ve yazmayan bazı adamlar hala hırsızlık yapıyordu. Ve bazı tekil belki çoğul kadınlar o adamlara benzemeye çalışıyordu. Ve de tüm bu hegemonik adamlara uymayanlar hala bedel ödüyordu.

Değişim ne kadar fizikselse, değişmemezlik o kadar davranışsaldı. Bu çarpışan duygu ve düşünce-lerle kendi demini hatırlamaya çalışıyordu. Birden yükselen sıcaklıklar ile Haziran’da olduğunu farkediyordu. Ve Haziran zor bir aydı. Ve Haziran kayıp şairlerin ayıydı. Ve Haziran anıların ve anmaların ayıydı.

Geçen hafta , otuz dört yıl önce, hiç tanımadığı, faili meçhul ama adresli bir kurşunla yaşamı elin-den alınan bir hekim Mehmet Emin Ayhan’ın mezarındayken, bir gün önce kentin sevdalısı, sanat ruhlu başka bir hekim İlhan Diken’i, kentin cümbüşüyle ve siyah beyaz fotoğraflarıyla baş başaydı. Arada otuz üç yıl önce yine faili mehul ama adresli kurşunlarla yaşamı elinden alınan kentin mücadeleci bir emekçisi Hamit Pamuk ‘ben de bir Haziran günü sonsuzluğa göç ettim ‘ diyordu.

Kayıpları, anıları, ezgileri, şiirleri, hüznü ve en önemlisi hikayeleriyle ‘Haziran’da anmak ve anıl-mak zordu. Yıllar önce şair Hasan Hüseyin, Haziran kayıpları için ‘Haziran’da ölmek zor’demişti. Belki Haziran kayıplarının........

© Güneydoğu Ekspres