Bir ‘Beyaz Yürüyüşe’ daha tanık olmak
Takvim 2 Temmuz 1991’i göstermektedir. Yollar barikatlı, otogar kuşatmada, şehirlerarası otobüsler onlar için yasaklıdır. Çünkü, kendilerine emekçi diyen memurların Ankara’ya fiili-i toplu sözleşme için gitmek kararlılığı vardır. Çünkü, hükümete göre memur kapıkuludur, hakkını araması zinhar yasaktır ve bu yüzden Ankara’ya açılan tüm yollar kapatılmalıdır.
Hükümet zam oranını yine bildiği yöntemle açıklamıştır. Yine alışırlar diye
öngörmüştür. Ama bu defa kendi kapıkulundan korkmaktadır.
Çünkü onlar artık kapıkulu memur değildir. Farklılıklarını bir kenara bırakarak
Kendi aralarında konuşup, tartışıp bir karara varıp örgütlenmeyi
hedeflemektedir. Ve örgütlülüğünü bile tamamlayamadan, hükümetin zam oranına karşı Ankara’ya fiili toplu sözleşme için yürümektedir.
Orda itirazını yüksek sesle söyleyecek, yetmezse işyerine dönerek üretimden
gelen gücünü örgütleyecektir.
İstanbul hareketli, emekçiler kuşatma altında ki otogara, kapatılan yollara karşı
Kâh yürüyerek, kah başka kaçak araçlarla Gebze’de buluşuyorlar.
Ve ilk barikat omuz omuza verilerek, göğüs, göğüse çarpışarak aşılıyor.
Ankara’ya barikatlar, altı günde yaralamalı, tutuklamalı ama coşkulu ve kararlı
birbir aşılıyor. Ankara’da hükümet paniktedir. Sıhhiye’ye kadar gelen emekçileri ne yapacaktır? Onlarla toplu sözleşme için görüşecek midir? Yoksa onları şiddetle engelleyecek midir?
On bir yıldır kışlalar da bekleyen paslanmış panzerler kışladan........
