Bir deniz hikayesi
Coğrafyanın kara yazısına inatçı kara gözleriyle bakarken ‘ o masmavi gözlü arkadaşım kör bir kurşunla vuruldu’ diyordu.
Ve ‘ aslında biz kurşunun adresle sorunu olmayan bir coğrafyada yaşıyoruz, adresimiz, hayallerimiz gibi şeffaftır ‘ diyordu.
Ve de ‘elbette bir gün kurşunlara adres sormayı öğreteceğiz’ diyordu.
Gerçekten yapay zekayla taçlanan dijital dünyanın muhtarları ‘ kurşunlara adres açın ‘ diye talimat vermişti. Talimatlar kurşunlar için ‘ çocukta olsa, genç kızda olsa vurun’ diye yazılmıştı.
Masmavi gözlü arkadaşı yirmili yaşların başındaydı. Adını Deniz koymuşlardı. Aslında deniz coğrafyalarına çok uzaktı. Deniz onun için Mardin’in tepesinden uçsuz bucaksız ovalara bakarken gördüğü bir seraptı. Bir gün gerçek denizlerde bembeyaz yelkeniyle açılacaktı.
Belki kendisinin böyle adlandırılması gözlerinin maviliğiyle alakalıydı
Belki de bu isim babasının bilinçli bir tercihiydi. Öyle ya babası bilinçli ama yorgun ve yoksul bir adamdı.
Adıyla ilgili çokça meselenin olduğunun farkındaydı. Ama kendi hayatıyla ilgili çokça meselelere yaklaşamıyor ve yaklaştırılmıyordu.
Sadece gerçekleşmesini gözleri gibi masmavi ihtimallere bıraktığı oldukça naif hayalleri vardı.
Mavi gözlerini kapatır, hayallerine yelken açar öylece dalıp giderdi.
Sonra gözleri birden açılır, yaşadığı coğrafyada toz duman olmuş onca meseleyle masmavi gözleriyle karşı karşıya........
