|
Adnan ÖzyalçınerEvrensel |
Sen duvarları açıp parmaklıkların arasından geçersin. Kuş olur, rüzgarı kanatlarına alır, göğe çıkarsın, güneş olur karanlığı...
“Üzüm üzüme baka baka kararır derler ya, inanma! Kararma bir baştan öte başa aynı anda hepsini karartır. Toptan kararır üzümler. Toptan...
Gelincikler açsın, kan kırmızı. Kan koksun istemiyorum. Yüzün yüzüme değsin. Yanak yanağa, göz göze. Mis koksun. Nazım Hikmet, yıllarca...
Yalnız kitaplarım kaldı çantamda. Ne para, ne pul, ne başka bir şey. Bir defter, bir kalem bir de küçük bir ayna. O da kayıp son zamanlarda....
Uçun kuşlar uçun. Sıyırarak karanlık bulutları, maviliklere doğru. Uçtukça artacaktır kanadınızın rüzgarı. Havalandırmak için...
Tek gözle baktığımda gördüklerime gözlerim sulanırdı. Gözüm açılıp iki gözle baktığımda iki göz iki çeşme ağlıyorum. Karalık...
Rıfat Ilgaz’a göre: “Yetenek, bilgelik, çalışma, teknik, ıvır zıvır hepsi lazımdır. Ama yetmez. Şairi şairlik mertebesine halk...
Kalem, tanıklığıyla eğriyi doğruya çevirir. Yaşanan/yaşatılan her olayda haklıyı, haksızı göz önüne serer. Resmini haktan yana...
Olan bitende “Ben yokum” diyorsun ya. Yoksun da. Peki, o gün bugündür imzalayıp durduğun kağıtlara elin mi değmedi, parmağında mı yok...
Açlık sürüyorsa, yemişler dallarında kuruyorsa, başak vermiyorsa buğday, pazar yerleri dağılmışsa, yağmalanmışsa od ocak kim söylüyor...
Duru, bembeyaz bir göldür mutluluk. Güneşi içen. Atların nalları altında suları bulanmadan. Bozgunda... Bir yaz gecesi, bir ateş böceği...
Gökyüzü değişmedikçe tek bir yol vardır. Yolcuların doldurduğu tek yol. Sonuna ulaşılacak olan. Gökyüzü çatırdıyor, toprak kayıyor....
Büyük aşklar yolculuklarla başlarmış. Yol uzun, engebelidir. Sonuca ulaşmak için yolu sürdürmek gerekir. Kalabalıkla, hep birlikte. Aynı...
Yıldızlar mı, ateş böcekleri mi, aydınlanırdı karanlık. Bastıran gece düşlerle dolar bekletmezdi sabahı. Bir bir aldılar herkesi. En...
Saraya yerleşen başımızdaki padişaha geceleri, üvey oğullarının sabaha öldürülmeleri için suç üstüne suç yükleyen öyküler anlatan...
Bakarsın bir karınca yürür, çiçeğin açtığı, suların aktığı, ağaçların örttüğü gür ormanına. Ardından bin karınca yürür,...
Yaz geliyor. Ne bir ağaç var, ne gölgesi kaldı. Yerini beton yollar boyunca uzayan betondan evlerin kara gölgeleri kapladı. Yıldızlarla ay,...
Kedi tuttuğu fareyi hemen yemez. Fareyi kaçırır gibi yapıp yakalar. Bir süre oynar onunla. Sonuç değişmez ama. Ey şair, çık sokağa,...
“Alışkın değilim kulakları sözcüklerle okşamaya / yarım açık-saçıklıklarla da okşanmaz kıvrımlı saçlı bir genç kızın kulağı...
Yıkılır dört duvar, güneş çıkar. Çiçek açar rengarenk olur sonbaharlar. Kuytularda dolaşamaz olunca yılanlar. Aşımız, sevdamız...
Şimşekler çakmıyor, yıldırımlar düşmüyor, gök gürlemiyor. Uçuşan füzelerle, patlayan bombalarla delik deşik olan dünyada. Boş bir...
Sonu yok karanlığın, şiddetin de. Her gün bir yanımız kanıyor. Kimse görmesin, duymasın, acıyı dindirmesin diye taş duvarlar dikiliyor,...
Dünyanın güzelliklerle zenginliklerinin eşitçe paylaşılmadığı/paylaştırılmadığı her yerde, bize düşen yokluklarla ölümleri...
Baharla donanmış koskoca bir ağaç, kaldırım kenarındaki taşların arasından fışkıran yemyeşil otlarla kucak kucağa. Kapkara bir...
Yürüdüğün yolda dönemeçleri döndükçe, yokuşları tırmandıkça, sapmadıkça yan yollara her yol, yeni bir yola çıkar. Dökülen kan...
Sesinizi kesin, uslu olun diyorlar. Aç mısın, açık mısın, neden ağlıyorsun, neden ağlaşıyorsunuz çocuklar gibi demeden. Ne ay, ne...
Bahar geldi denir mi? Bahar geldi de ne oldu: Kıştan kalma ne varsa yığılmış pazara. Karası daha kara. Pahası daha çok para. Kuşlar...
Bahar geldi, çiçekler açtı. Kokmuyor hiçbiri eskisi gibi, kan kokusundan. Rüzgar esmiyor, yaprak kımıldamıyor. Gökyüzünün uçuşup duran...
Ölümle yitireceğimizi bildiğimiz yaşama dört elle sarılmak gerek. Arkadaşlıklarla, dostlukla, sevdayla çoğalmak, düşlerle...
Gökyüzünün uçsuzluğunu, toprağın koruyuculuğunu, çiçeğin, otun kokusunu duyumsayacaksın soluk alışlarında özgür olduğunda....
Yeni yıl geldi. Yenilenen ölümler, acılar, zulümler oldu. Yokluk, yoksulluk üç beş kuruşa cilalandı. Açlığa talim bitmedi. Kalabalıklar...
Yaşanabilir bir dünya Öykü yaşamın ta kendisidir. Yaşananların aynası. İnsanca yaşanabilir bir dünya çizer/çizebilir/çizmelidir....
Açlık, yokluk, ölüm kalım derken her gün, sevginin, sevincin, mutluluğun sözü geçmiyor; kara tahtaya yazılan sözcüklerden. Kim...
Solduktan sonra açacak gül yoktur. Çalındıktan sonra açılacak kapı yoksa sonun gelmiş demektir. Eski, yeni ne varsa dünyada yedik bitirdik....
Bastıran kış Kış yeniden bastırdı, yeniden yeniden bastırıyor. Bilmem anlatabiliyor muyum yazı yaşamadan kışı görene kışın ne...
Otlar yeşerdiğinde yeniden çiçekler açacak, meyveye duran ağaçlarla. Sıcaklık sarmaştırdığında insanları. Bahar gelecek, kış...
Tutsaklanan Kocaman bir gölge düşüyor üstüne, günlük güneşlikken ortalık. Göğünü kuşatan uçakların gölgesi. Tutsaklamak için...
Açabilirsin Çaldığımda kapını açıyorsun her zaman. Kalbin kilitli ama. Çaldığımda kapını bir daha, kalbini de açabilirsin bana. ...
“Sevince alabildiğine sevmeli / Yoksun sevgilerle değil böyle / Bir elmayı dişler gibi diri diri / Ama genç ama ak saçlısın / Evrene bir...
Kilitli Özgürlük kuşun kanadında, rüzgarın savrulmasında. İnsansa duvarların ardında. Kuşu görmeyen, rüzgarın uğultusunu duymayan...
Ay doğunca ışıtır ortalığı. Gökyüzünün karanlığına pençesini vurduğunda. Denizin dalgacıklarında ışıyorken karanlık....
Durmadan Bunca zulüm, bunca kıyım, bunca kan, yoksul halkın kanıdır her gün durmadan/durdurulmadan akan. Tatsız tuzsuz Bir şıkırtısı...
Ne kadar yasaklanırsa yasaklansın. Türküler susmaz. Islığa dönüşür yürekten kopan çığlıklar. Yasaklayanın kulaklarında çınlar....
Demir kapı, demir pencere açılmadıkça, yıkılmadıkça duvarlar hava kapanır, çiçek solar, otlar sararır. Kilit altında soluyamaz insanlar....
Bir elmanın yarısı sen, yarısı ben olunca mutlu olurmuş insan. Bütün elmalar kendi yarılarını bulurlarsa eğer. Nereye baksan ateş,...
Başka türlü bir şey benim istediğim/ne ağaca benzer/ne de buluta/burası gibi değil gideceğim memleket/denizi ayrı deniz/havası ayrı hava....
“Sevdadır geceyi kısaltan” diyordu Sennur Sezer bir şiirinde. Kısalan her gece, karanlığı bitirir, sabahı getirir. Bülbüller şakımaz...