menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hesap sorma

11 0
previous day

Sesinizi kesin, uslu olun diyorlar. Aç mısın, açık mısın, neden ağlıyorsun, neden ağlaşıyorsunuz çocuklar gibi demeden.

Ne ay, ne yıldızlar, ne güneş kaldı, gökyüzünü kapatan füzelerden. Ateş çemberi sarıyor dünyayı, gökkuşağı yerine.

Açlık, yokluk, yoksunluk içinde ne alıcı kaldı, ne satıcı, ne pazar. Ateş bacayı sardı. Ölüm kol geziyor yalnız aramızda.

Ne güneş var, ne yıldızlar. Gün mü, gece mi? Kapalı pencereden, demir parmaklıkların arasından yansımıyor içeri. Yalnız sarı bir ampul sarkıyor tavandan. Güneş de o, yıldız da...

Bunca zulüm, bunca savaş dünya dönüyor. Ne varsa insanda var, ölse de öldürse de yaşıyor.

Kışın soğuğu, yazın sıcağı eskidendi. Kışın tüketileni yaz geri verirdi. Açlık, yokluk artık yaz, kış / sıcak, soğuk demeden sürüyor.

Kışın donduruşundan, yazın kuraklığından dem vurulur açlıkla yokluktan. Hesap sorulur doğadan, olmadı Tanrı’dan. Kimse sormaz mı/sormayacak mı hesabı kendinden, kendisini yönetenlerden?

Bir yerde açılıyor kapatılan musluklar. Suyun şırıltısı duyuluyor. Aydınlanıyor karanlık yollar. Karanlığı delerken ilk ışıklar...


© Evrensel