menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Veri üzerinden egemenlik: Çin ne yapıyor?

38 0
26.02.2026

Sanayi Devrimi’nde güç, üretim kapasitesini kontrol edebilen aktörlerin etrafında yoğunlaştı. Buhar makinesi yalnızca teknik bir yenilik değildi; üretim ilişkilerini, sınıf yapısını ve küresel hiyerarşiyi dönüştüren bir eşikti. Bugün benzer bir kırılma yaşanıyor. Ancak bu kez üretim aracının adı veri.

Veri artık yalnızca bilgi değil. Dijital ekonominin ham maddesi. Yapay zekâ modelleri, finansal algoritmalar, lojistik ağlar ve dijital ödeme sistemleri veri olmadan çalışamıyor. Bu nedenle veri akışını organize edebilen yapılar, ekonomik yön üzerinde giderek daha fazla ağırlık kazanıyor. Burada kritik olan şey “bilgi toplumu” söylemi değil; üretim araçlarının dönüşümü. Eğer üretim araçları değişiyorsa, iktidar ilişkileri de değişir.

Çin’in dijital stratejisini anlamak için bu maddi zemini gözden kaçırmamak gerekiyor. Çin, veriyi serbest dolaşan bir piyasa ürünü olarak değil, stratejik bir üretim girdisi olarak ele alıyor. ABD modeli veri birikimini büyük ölçüde özel teknoloji şirketleri üzerinden büyüttü. Çin’de ise veri daha doğrudan devlet planlamasının parçası haline geliyor.

Bu fark yalnızca yönetim tarzı farkı değil. Kapitalizmin organizasyon biçimine dair bir tercih. Devlet ile sermaye arasındaki mesafenin daraltıldığı bir yapı söz konusu. Teknoloji şirketleri küresel rekabette yer alıyor; ancak ulusal kalkınma stratejisinden bütünüyle bağımsız değiller. Bu durum klasik liberal piyasa mantığından farklı bir koordinasyon modeli ortaya çıkarıyor.

Veri yerelleştirme politikaları, belirli veri türlerinin ülke sınırları içinde tutulmasını zorunlu kılıyor. Bu yaklaşım, dijital değerin dışarıya kontrolsüz akışını sınırlama çabası olarak okunabilir. Eğer veri yeni bir sermaye biçimine........

© Medya Günlüğü