menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evdeki fon çarşıya uymadı

1 0
latest

Hyman Minsky’nin finans dünyasına bıraktığı en rahatsız edici fikirlerden biri şuydu: Uzun süren sakinlik, insanlara riskin ortadan kalktığı duygusunu verir; tam da bu duygu yeni risklerin birikmesine yol açar.

Geçen hafta Türkiye’de uykuları kaçıran da buydu. Yatırım fonlarında yaşananları izlerken sık sık Minsky’yi düşündüm.

Bazı hisse senetlerinde köşe başlarını tutanlar; hem hisselerde hem de fonlarda suni fiyat oluşturmuşlardı.

Uçan kaçan fonlar, yükselen hisseler, yüksek getiriler, her gün sıfır kilometre yepyeni yatırımcılar…

Sistem kabaca şöyle çalışıyordu.

Fon yeni para topluyor. Bu paranın bir kısmıyla piyasada az miktarda hissesi dolaşan şirketlerden büyük alımlar yapılıyor. Büyük alım hisseyi yukarı taşıyor. Hisse yükselince fonun portföy değeri yükseliyor. Fonun getirisi yüksek görününce yeni yatırımcı geliyor. Yeni para yeni alım gücü yaratıyor. Çark döndükçe hem hisse hem fon birbirini yukarı taşıyor.

Öyle ki kazançlar özellikle fon tarafında daha önce görülmemiş seviyelere çıkmıştı. Burada doğal fiyat akışı olmadığı tespit edilince bir tebliğ ile düzenleme yapılmıştı. Teferruata girmeyeceğim ama temel olarak bir fonun portföyünde neleri hangi miktarda tutabileceğine dair bir düzenlemeydi bu.

Bu yasal düzenleme akabinde yatırımcıların paralarını geri almak istemesi karşısında bir sabah birkaç fon, ihtiyaç duyduğu nakdi zamanında üretemedi. Finans literatüründeki soğuk karşılığıyla “katılma payı iade ödemelerinde temerrüt” oluştu.

Kelime teknik. Hadise gayet insani: Vatandaş, yatırımcı parasını istedi, fon ödeyemedi. Çünkü fonun 100 milyar liralık varlığa sahip olması, kasasında 100 milyar lira nakit bulunduğu anlamına gelmez. Para hissededir, tahvildedir, başka sermaye piyasası araçlarındadır. Yatırımcı parasını istediğinde fon bunların bir bölümünü satıp nakde dönmek zorundadır. Satacak malınızın olması başka, o mala istediğiniz fiyattan alıcı bulabilmeniz başka şeydir.

Bu hakikaten çifte sıkıntı demekti.

Kış aylarının hiç gelmeyeceğini düşünen ağustos böceklerine ait fonlar; tebliğdeki düzenlemelere uymaya çalışan fonların değeri düşmeye başladı.

15 Eylül’de Pusula Portföy’ün bazı fonlarında açıkladığı ödeme sorunu, ertesi gün Tera Portföy tarafına taşındı.

Hoş zaten fiyatlarının göklere çıkması suniydi. Yatırımcı payını sattıkça portföy şirketleri ödemeleri yapabilmek için ellerindeki hisseleri satmaya başladılar. Onlar hisse sattıkça Borsa İstanbul’da fiyatlar düşmeye başladı. Borsada fiyatlar düştükçe fısıltı gazetesiyle küçük yatırımcının da panik satışı yapmasıyla endeks iyice düşmeye başlamıştı. BIST 100, 16 Eylül’de yüzde 5,54 geriledi.

Bankacılıkta mevduat sahibinin aynı anda kapıya koşmasına bank run denir. Burada yaşanan da onun fon piyasasındaki akrabasıydı: Bir çeşit fund run.

Böyle giderse fon piyasasının sadece küçük bir kısmında başlayan bu yangın eğer müdahale edilmezse tüm ormanı yakabilirdi.

Fonlardan yaklaşık 1 milyar dolarlık günlük çıkış yaşandığına ilişkin uluslararası haberler geldi. SPK ardından yedi portföy yönetim şirketinin fonlarında işlemleri durdurdu ve güncellenen listeyle 131 fonu tasfiye sürecine aldı. TCMB de TL likiditesini rahatlatıcı........

© Haber7