menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dezenflasyon reçetesi meğerse (!) doğru değilmiş...

25 0
20.04.2026

Ekonomi yönetiminin uyguladığı programın doğası gereği geri adım atmasının kolay olmadığı bir dönemdeyiz. Enflasyonla mücadele gibi yapısal bir hedefe kilitlenmiş bir programın ortasında “politika değişikliği” çağrısı yapmak, teknik olarak mümkün olsa bile politik olarak son derece maliyetli. Bu yüzden bugün yaşanan tartışmayı yalnızca faiz, kredi ya da büyüme ekseninde okumak eksik kalır. Mesele biraz daha derinde, biraz daha siyasetin ekonomiyle kesiştiği noktada duruyor.

İş Bankası Genel Müdürü’nün çıkışını bu çerçevede yeniden okuduğumuzda tablo değişiyor. Çünkü burada dile getirilen eleştirinin doğrudan “program yanlış” demekten ziyade, “programın yarattığı sonuçlar yönetilebilir mi?” sorusuna odaklandığını görüyoruz. Ancak asıl kritik olan, bu tür bir çıkışın kimden geldiği.

Zira kamu otoritelerinden böyle bir eleştiri gelmesi mümkün değil. Ekonomi yönetiminin unsurları programını tartışmaya açamaz. Siyaset de doğrudan “bu yanlış” diyemez. Bu durumda sistem içinde ama görece bağımsız bir aktörün konuşması gerekir. İşte tam bu noktada İş Bankası’nın konumu anlam kazanıyor.

Uzun zamandır hem ekonomik hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alan bir kurumdan gelen bu tür bir mesaj, klasik bir piyasa yorumu olmanın ötesinde. Çünkü bu tür açıklamalar çoğu zaman iki katmanlıdır;........

© Gazete Pencere