Rubio’nun ilan ettiği ve bizim ‘cephe’ye düşen!
NATO’nun Ankara’daki 36. Zirvesi’nde alınan kararların militarist ve savaşçı niteliği ve hedeflerinin kapsamını azımsayan ya da görüp anlamakta zorluk çekenlerin olduğu görülüyor. Bunlardan bazısı, “Ortada önemsenecek yeni bir durum olmadığı” düşüncesindedirler. Bu gibilerin kendi aldanmaları değil ama etkiledikleri varsa eğer, asıl zararları kendi dışlarınadır. Hayır, ortada, ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun 60 ülkenin dışişleri bakanıyla yaptığı toplantıda, Trump yönetiminin karar ve çağrısına uygun şekilde “komünizme, sol teröre karşı savaş” çağrısı çıkarması gibi, zirve sonuç bildirgesinin tamamlayıcı politikası var! Kim ki, emperyalist burjuva güçlerin ilan ettikleri stratejik hedef ve ekonomik-askeri politikaların tüm dünya halklarına yönelik baskıyı takviye özelliğini görmüyor ya da örtecek lafazanlık ediyorsa, sömürülen ve ezilenlerin mücadelesine zarar veriyor olacaktır.
Şunlar açıklık göstermektedir: Bütün kapitalist ülkelerin hem kendi içlerindeki sınıflar arası hem de birbirleriyle olan ilişkileri giderek sertleşmektedir. NATO Zirvesi, hedef olarak gösterilenler de dahil başlıca emperyalist ve bağımlı kapitalist ülkeler egemen güçlerinin militarizmi öne çıkardıklarını, silah sanayisine devasa kaynak aktarımına gittiklerini; bunun sadece sömürülen ve ezilen halk kitlelerinin daha fazla yoksullaşmasına değil aynı zamanda üzerlerindeki baskının yoğunlaşmasına da yol açacağını göstermiş-ilan etmiştir. Militarizm şiddetle kademe yükseltiyor ve ekonomik uygulamalar-savaş sanayine ağırlık verilmesi, sürmekte olanlarının yanı sıra yeni ve daha büyük çaplı savaşlara hazırlığın göstergesidir. Çünkü kapitalist ilişkiler altında çıkar ve nüfus alanları üzerine sözü ve eylemi belirleyen, ekonomik, mali, askeri vb. güçtür. Günümüz dünya gerçekliğinde sadece bütün emperyalist güçler değil, onlara kıyasla daha........
