KOBİ gerçeğine “servet ve sermaye oluşumları” odağından da bakalım
Küresel ölçekte bilim ve teknolojideki gelişmelerin iş süreçlerini nasıl etkilediğini, işgücü profillerini nasıl değiştirdiğini, emeğin geliri olan ücretlerin ne yönde geliştiğini araştırmadan, yüzeysel bilgilerle değerlendirmeler yaparsak KOBİ’lerle ilgili etkili bir yönlendirme yapamayız.
Servet, kişilerin, ailelerin, toplulukların, toplumun ve oluşturdukları kurumların varlık toplamıdır.
Sermaye gelir sağlamak ve üretimi sürdürmek için devreye sokulan varlıklardır.
Servetin üretken olma gibi zorunlu bir işlevi yoktur; oysa sermaye üretken olmak zorundadır.
Servet, sahip olunan değerleri anlatır; özelliklerine göre sermayeye dönüşme hızları farklılaşır.
Sermaye ise durduk yerde değer üretemeyeceği için bir yatırıma aktarılarak birikim yeteneğini koruma ve geliştirme hedefine katkı yapabilir.
Servetin değeri koşullara bağlı olarak artabilir, azalabilir, yine de servet olarak yerinde kalır. Sermaye ise geçim örgütlenmesinin iktisadi etkinliklerinde değerlendirilirse büyür.
Bir ülkenin “fiziki sermaye stoku” geçim örgütlenmesinin etkinliğini ve verimliliğini artırmaya yönelik yapılardır: Yollar, araçlar, fabrikalar, evler, otomobiller, arsalar gibi insanların kendi çabalarıyla oluşturdukları fiziki yapılar.
Sermaye bir servetten türer; servet birikim yeteneğini geliştirerek uzun dönemli geleceği güven altına almak için değerlendirilirse kendini yeniden üretebildiği gibi, serveti de büyütebilir.
Servet edinme ve sermayeye dönüştürme koşullar geçim örgütlenmesi için ihtiyacımız olan yapıları; iç ve dış donanımlarını, bağlantı, iletişim ve etkileşim biçimlerimizi; rekabet ya da iş birliklerimizi de etkiler.
Bir hususu daha eklememiz gerekiyor: Kurumlar büyümenin itici gücüdür. Servet ve sermayenin etkin değerlendirilmesi kurumların kapsayıcılığı ve işlerliğine bağlıdır.
Barış, özgürlük ve hukuk
Denebilir ki, barış, özgürlük, akışkanlık ve hukuk yoksa azalan getirilerin sınırlaması nedeniyle sürekli bir ekonomik büyüme sürdürülebilir değil. Sermaye birikimi de sürdürülebilir büyümeyi tek başına sağlayamaz. Faydalı bilgi de sürekli çoğaltılmalı; barış ve güven ortamının ikliminde gelişmenin de önü açılmalı.
Kendi işimiz açısından düşülebilecek tuzakları da gözden ırak tutmamalıyız: Tanımlama yapmanın anlatma ve anlamayı kolaylaştırıcı bir yanı vardır; aynı ölçüde aşırı basitleştirilmiş anlatım tuzaklarının ağlarını örebiliriz de. Ayrıntı analizleri olmayan aşırı basitleştirilmiş anlatımlar üzerine kurulu ahlaki sabitler bireyleri, toplulukları ve toplumları aklı emanet etme kolaycılığına götürebilir.
Ülkemizdeki KOBİ işletmelerinin büyümeyi desteklemesini, arz zincirini güçlendirmesini istiyorsak, öncelikle, “ değişen koşullarda servet ve sermayenin oluşum, olgunlaşma ve çoğalma dinamiklerini” sorgulamalıyız. Sonra “kurumların işimizi yeniden üretmesini sağlayan dinamiklerini” kavramalıyız. Kurumlar, ekonomik işleyişi düzenleyen kurallardır. Sermayenin yeni varoluş koşullarını oluşturacak ve o koşulların kararlılıkla uygulanmasını sağlayacak kurumların........
