155 milyar liralık IQ Money iddianamesi
Bir soruşturma dosyasını okurken bazen en önemli ayrıntılar suçlamaların yazıldığı bölümlerde değil, şirketin kuruluş hikâyesinde gizlidir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın IQ Money Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para AŞ hakkında hazırladığı iddianame, ilk bakışta yasadışı bahis operasyonu gibi görünse de sermaye yapısından lisans sürecine, banka denetimlerinden yüz milyarlarca liralık para trafiğine kadar uzanan geniş bir skandalı gözler önüne seriyor.
Önceki yazılarımdan birinde bu köşede IQ Money isimli ödeme şirketine ilişkin iddiaları kaleme almış, aynı konuyu televizyon ekranlarında da ayrıntılarıyla anlatmıştım. Aradan geçen sürecin ardından iddianame düzenlendi. İddianamede yer alan bilirkişi ve uzman tespitleri, yazımda dikkat çektiğim hususların önemli bir bölümünü ortaya koyuyor.
İddianamedeki tespitler yargılama sonucunda mahkeme tarafından değerlendirilecek olsa da dosya finansal gözetim mekanizmalarını ciddi bir tartışmaya açıyor.
Türkiye’de ödeme kuruluşu olabilmek için yerine getirilmesi gereken en kritik şartlardan biri olan başlangıç sermayesi, iddianamenin en çarpıcı kırılma noktalarından birini oluşturuyor.
Küresel “dört büyük” denetim şirketinden biri olan KPMG ve yeminli mali müşavir raporlarında, sermayenin tek pay sahibi Ferkan Çelik tarafından nakden ve tamamen ödendiği belirtilerek Merkez Bankası’ndan faaliyet izni alındı.
Merkez Bankası denetim raporu ve banka kayıtları ise gerçeğin çok farklı olduğunu ortaya koydu. Sermaye olarak gösterilen 6 Milyon TL tek seferde yatırılmadığı; 1.5 milyon lirayı aşmayan tutarların kısa süreler içinde art arda yatırılıp çekildiği, 28 Kasım 2019 itibarıyla hesapta bakiye dahi kalmadığı belirlendi.
Resmi belgelerde sermayenin tamamını Ferkan Çelik’in........
