menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir filmin kaderini ilk okuyan kim? Algoritma mı, yönetmen mi?

42 42
21.02.2026

Bugün bir filmin kaderini ilk okuyan kişi gerçekten yönetmen mi? Yapımcı mı? Yoksa bir yazılım mı? Bu soru artık spekülatif değil; endüstrinin tam ortasında duruyor. Kültürel üretimin neoliberal optimizasyon mantığına teslim olup olmadığı meselesi, soyut bir teori tartışmasından çıktı. Karar süreçleri ölçülebilir veriye, tahmin modellerine ve performans simülasyonlarına bağlanıyor. Senaryolar henüz sete çıkmadan analiz ediliyor; oyuncu kombinasyonları hasılat projeksiyonlarına göre değerlendiriliyor. Yaratıcılık mı, yoksa algoritma mı karar veriyor, tartışması daha da kızışacak!

Los Angeles merkezli Cinelytic gibi şirketler, projelerin ticari potansiyelini veri üzerinden hesaplıyor. Son yıllarda Domestic Box Office tahminlerinde -96 doğruluk (bazı çeyreklerde -99) sağlıyor. Dijital platformların kullanıcı tutma ve izlenme tamamlanma metrikleri de ortada; optimizasyon çağında içerik kararları yalnızca “iyi hikâye” kriterine değil, izlenme süresi ve davranış verilerine göre şekilleniyor.

AI destekli film üretim pazarı resmen patlıyor. Grand View Research'e göre bu pazar 2024'te 3.24 milyar dolar seviyesindeydi ve 2033'te 23.54 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yani senaryoları, oyuncu seçimlerini, hatta hikayenin ritmini bile veriyle "test eden" araçlar, endüstride giderek daha fazla söz sahibi oluyor.

YARATICI ÖZNENİN YER DEĞİŞTİRMESİ

Film eleştirisinin kendini güncellemesi gerekiyor. Çünkü artık estetik kararlar yalnızca estetik değil. Bir filmin temposu, karakter dağılımı ya da dramatik kırılma........

© Birgün