Yeniden Hürmüz Boğazı krizi üzerine
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen süreç, küresel enerji piyasalarında modern tarihin en büyük arz şokunu yaşattı. Çatışma öncesi günlük 20 milyon varil olan petrol akışının 2,7 milyon varile gerilemesi, toplamda 1,3 milyar varili aşan bir arz kaybına yol açtı ve ciddi enerji güvenliği riski haline geldi.
Diğer yandan bu devasa boşluğu doldurmak için belli mekanizmalar geliştirildiğini ve bazı yapısal değişimlerle yaşanan şokun etkisinin azaltılmaya çalışıldığını gördük. Hiç kuşkusuz sorunu “çözmek” yönünde atılmış en önemli adım, ABD’nin stratejik yenilgisinin özlü bir belgesi haline gelmiş olan ABD-İran anlaşması oldu. Geleceği konusunda halâ ciddi belirsizlikler olan bu olası anlaşma olmasaydı, aşağıda detaylandırılmaya çalışılan önlemlerin hiçbiri kalıcı olarak bir anlam ifade etmeyecekti. Yine de emperyalist merkezlerin ve bir bütün olarak petrol endüstrisinin göstermiş olduğu reaksiyon dikkatle incelenmeye değer. Krizin en şiddetli evresinde, Nisan başında, hatırlanacağı üzere ham petrol referans fiyatının varil başına 144 dolara ulaşması, küresel ekonomide enflasyonist baskıları tetiklemiş ve jet yakıtı ile dizel gibi ara ürünlerde daha keskin fiyat artışlarını da beraberinde getirmişti. Bu fiyat şoku, özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki tüketicilerin enerji kullanımını azaltmasına neden oldu. Kaydedilmesi gereken ilk reaksiyon budur. Öyle ki, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, 2026 genelinde küresel petrol talebinin günlük ortalama 1,1 milyon varil azalacağı öngörülmektedir; oysa kriz öncesi tahminler günlük 850 bin varillik bir artışa işaret etmekteydi. Uygulamada, talepteki düşüşler, doğal olarak, Boğaz’dan geçen petrol akışlarındaki büyük kayıplara kıyasla çok daha düşük seviyede kaldı. Burada üç farklı kategoride ayarlama veya önlemin etkisi itibariyle vurgulanmaya daha değer olduğunu söyleyebiliriz.
KURUMSAL MÜDAHALE VE ÇİN FAKTÖRÜ
İlk olarak belirtmek gerekir ki, küresel piyasa, krize 8,2 milyar varillik bir stok tamponuyla girmiş, bu durum şokun ilk etkilerini hafifletmiştir. Arz krizinin yarattığı petrol fiyatları şokunun piyasa aktörlerini bu stokları rekor hızda eritmeye teşvik etmesi sonucu stoklardan büyük miktarda salım gerçekleşti; ayrıca IEA’nın şimdiye kadarki en büyük acil durum stok salımı da piyasaya ilave arz kazandırdı. IEA üye ülkeleri, çatışmanın başlamasından........
