menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tahıla ve bürokratizme karşı

16 0
21.08.2026

Tahıl devletin sınırlarına, bürokrasi ise demokratik toplum ve örgütlenmenin sınırlarına nasıl işaret eder? J. Scott, “Tahıla Karşı, İlk Devletlerin Derin Tarihi” adlı eserinde tahılla devlet arasındaki ilişkiyi çözümleyerek devletli toplumlarla bu kapsamın dışında kalan ve ‘barbar’ diye adlandırılan topluluklar arasındaki diyalektik ilişkinin karakterine dair değerlendirmeler yapar. J. Scott ilk devletlerin tarihine dair yaptığı incelemelerde kabaca iki “nüfuz ve nüfus” alanı çizer. Bunlardan ilki devletli alan, ikincisi devletli alan dışındaki “barbar”ların alanı/demosun alanı. Bu iki alanı, pozitivist tarih okumasının tezleri ve sadece kopuş dinamiği üzerinden tanımlamaz. Bilakis devletli alan ile demosun alanı arasındaki ilişkiyi “ilişki-çelişki diyalektiği” üzerinden tanımlar. Yani devletli alanla demosun alanı arasında birbirini yok eden değil; ilişkilenen ama ilişkilendiği ölçüde çelişkileri de açığa çıkan bir dinamik ve diyalektik görür. Tahıl ise bu iki alanı birbirinden ayırt edici sınır gibidir. Tahıl ölçeklenebilme, sayılabilme ve kategorize edilebilme özellikleri bakımından vergilendirilebilir. Böylece de tahıl devletli nüfusun ve nüfuzun “barbar” olandan ayırt edici unsuru haline gelebilir. Ve devletin sınırlarının göstergesi olabilir.

“Barbar” ile devletli arasında duruma göre güçlü ilişkiler gelişebilir. Fakat “barbar” devletli alana her girdiğinde devlet tarafından yönetilebilir hale gelir. Bu noktada, Scott’ın Proudhon’dan yaptığı uzun alıntının altını çizmek gerekir: “Yönetilmek her faaliyette, her alışverişte not........

© Yeni Yaşam