menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hesap vakti

458 0
02.05.2026

Baas karanlığının sona ermesinin hemen ardından, Suriyeliler 31 Ocak 2025’te adeta kulaklarına inanamadıkları bir haberle güne uyandılar: Devrik diktatör Beşşâr Esed’in teyzesinin oğlu, rejimin bir zamanlar en güçlü adamlarından, Der’â Valiliği Siyasî Güvenlik Şefi Âtıf Necîb, Lazkiye’de yakalanmış ve Şam’a getirilmişti. Âtıf Necîb, Suriye’de 2011’de patlak veren halk ayaklanmasının sembol isimlerinden 13 yaşındaki Hamza el-Hatîb’in korkunç işkenceler altında öldürülmesinin baş sorumlusuydu. Dolayısıyla Necîb’in sağ olarak ele geçirilmesi, Suriyelilerin vicdanında minik Hamzacığın intikamının nihayet alınması anlamına geliyordu. Muktedirler için de artık hesap vakti gelmişti.

Geçtiğimiz pazar günü -26 Nisan- Şam’da Âtıf Necîb’in yargılanmasına başlandı. Kalabalık bir gazeteci ordusunun takip ettiği duruşmaya, yakınlarını kaybetmiş Suriyeliler de gözyaşları içinde katıldılar. Kelepçeli olarak kamuoyu huzuruna çıkarılan Âtıf Necîb’in mahkeme salonunda büyükçe bir kafesin içine konulmasından sonra, izleyici sıralarından yükselen ve birkaç defa tekrarlanan “Hubel düştü!” sayhası, görebilen için ibretlik bir tabloydu. Câhiliye döneminde, Hubel, Kâbe’nin içindeki en büyük puttu malum. Mekke’nin fethiyle birlikte Hubel’in kırılarak ortadan kaldırılması, şehrin eski hâkimleri için sarsıcı ve yıkıcı bir darbeydi.

Âtıf Necîb’in yargılanma safhası, Suriye’de........

© Yeni Şafak