menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zamanın yavaş akıp samimiyetin hızlı büyüdüğü günler: "O sesi duydun mu?"

9 0
31.08.2026

Şimdilerde saatlerimizi akıllı ekranların sağ üst köşesinden takip ediyoruz. Oysa bir zamanlar zaman, ne kolumuzdaki akrep ile yelkovana ne de dijital rakamlara bakardı. Zaman, mahalle fenerinin cılız sarı ışığının yanmasıyla, sokak arasına çöken hafif serinlikle ve en çok da balkondan yükselen o tanıdık gür sesle ölçülürdü: “Hadi artık, hava karardı, eve gel!”

70’lerde, 80’lerde çocuk ya da genç olmak, günün ritmini doğayla ve mahallenin ortak ahengiyle tutmaktı. Kızlar kaldırımlarda seksek çizgilerinin ya da en koyu sohbetlerin ortasındayken, erkekler taşlardan kale kurdukları sokak arasında mahalle maçının en heyecanlı, en iddialı dakikalarını yaşardı. "Son golü atan kazanır" kuralı, hava kararmadan önceki o son çırpınıştı aslında. Çünkü herkes bilirdi ki o ses yükseldiğinde uzatmalar bitmiş demekti.

O günlerin dünyası, bugünün insanına bir masal gibi gelebilir. Şimdiki kuşakların hiç tanışmadığı, ama hatırlayanların içini sızlatan o kadar çok ayrıntı vardı ki...

Televizyonun tek kanallı olduğu, yayın başlamadan önce ekranda beliren İstiklal Marşı ve renkli test karesiyle günü kapattığımız zamanlardı. Pazar........

© Yeni Birlik