menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

VI. Dünya Göçebe Oyunları: Sporun ötesinde bir kültür, bilim ve miras buluşması

14 0
12.09.2026

Kırgızistan’da 1–6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen VI. Dünya Göçebe Oyunları, farklı coğrafyalardan gelen insanları yalnızca geleneksel sporlar etrafında değil, aynı zamanda kültür, sanat, bilim ve ortak tarihsel hafıza etrafında buluşturan önemli bir uluslararası organizasyon olarak tamamlandı.

Dünya Göçebe Oyunları’nın kültürel boyutunun bu denli güçlü biçimde ele alınmış olması, organizasyonun en dikkat çekici yönlerinden biriydi. Oyunlar kapsamında düzenlenen “Kөчмөндөр Санаты / Nomadic Heritage” Uluslararası Geleneksel Müzik Festivali ise bu yaklaşımın en önemli örneklerinden biri oldu. 1–6 Eylül tarihleri arasında Issık Göl bölgesinde, özellikle Çolpon-Ata’daki Cengiz Aytmatov Ruh Ordo Kültür ve Etnografya Merkezi, Örnök köyündeki Kurmanjan Datka Göçebe Uygarlıkları Merkezi ve Kırçın Etnokenti gibi farklı mekânlarda gerçekleştirilen program; bilimsel konferanslardan uluslararası yarışmalara, ustalık sınıflarından konserlere, yaratıcı buluşmalardan ses kayıtları ve podcast çalışmalarına kadar oldukça geniş bir içerik sundu.

Ancak benim açımdan bu büyük organizasyonun en önemli boyutlarından biri, bilimsel programın niteliği ve uluslararası kapsamı oldu.

BİLİM İLE YAŞAYAN KÜLTÜR AYNI ZEMİNDE BULUŞTU

3–4 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen “Göçebe Uygarlıkları: Miras, Paradigmalar ve Perspektifler” Uluslararası Bilimsel-Pratik Konferansı kapsamında yer alan 3. bölüm, “Dünya Göçebe Halklarının Kültürel Mirası: Koruma, Araştırma ve Geliştirme” başlığı altında gerçekleştirildi. Konferansın iki farklı mekânda, yüz yüze ve çevrim içi formatlarda, Kırgızca, Rusça ve İngilizce çalışma dilleriyle yürütülmesi, uluslararası katılımın kapsamını ve erişilebilirliğini de güçlendirdi.

Konferansın açılışındaki tündük kaldırma töreninin bilimsel bir toplantının parçası olarak tasarlanması da ayrıca anlamlıydı. Programda bu ritüel, bilimsel birlik, dostluk ve birlikte üretme fikrinin sembolü olarak tanımlanmıştı. Böylece konferans daha ilk aşamada, araştırmacının incelediği kültürün yalnızca dışarıdan gözlemcisi olmadığı; kültürel mirasın farklı aktörleriyle birlikte düşünme ve üretme sorumluluğu taşıdığı mesajını verdi.

Gerçekleştirilen uluslararası oturumlarda Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Türkiye, Azerbaycan, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Yeni Zelanda, Güney Kore, Çin, Hindistan, Yunanistan, Kanada, Japonya, Rusya, Slovenya, Sri Lanka, Macaristan gibi 38 farklı ülkeden akademisyen ve uzmanların bir araya gelmesi, konferansın disiplinlerarası ve uluslararası karakterini açık biçimde ortaya koydu.

GÖÇEBE MİRASINA TEK BİR PENCEREDEN BAKILMADI

Konferansın en güçlü taraflarından biri, “göçebe kültürü”nü romantikleştiren ya da yalnızca geçmişe ait bir olgu olarak ele alan bir yaklaşımın ötesine geçmesiydi.

Bildiri konuları incelendiğinde çok daha geniş bir araştırma çerçevesi ortaya çıkıyor. Geleneksel müziğin korunması ve aktarılmasından kültürel belleğe, sözlü anlatı geleneklerinden müzeciliğe, arşivlerden dijital etnomüzikolojiye, göç ve diasporadan kültürel diplomasiye, eğitimden yaratıcı endüstrilere kadar pek çok konu aynı akademik platformda tartışıldı.

Örneğin geleneksel müzik mirasının geleceğe aktarılması, usta-şakirt sistemi, arşivin XXI. yüzyıldaki rolü, sosyal medyanın geleneksel müziğin yeniden biçimlenmesindeki etkileri ve yapay zekâ destekli ezgi analizi gibi konuların aynı konferansta yer alması, tartışmanın yalnızca “koruma” kavramıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor.

Özellikle dijital etnomüzikoloji........

© Veryansın TV