menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DÜNYA NÜFUSUNUN DÖRTTE BİRİ, EKONOMİNİN YÜZDE 8’İ: İSLAM DÜNYASININ 2050 MESELESİ

20 0
28.09.2026

DÜNYA NÜFUSUNUN DÖRTTE BİRİ, EKONOMİNİN YÜZDE 8’İ: İSLAM DÜNYASININ 2050 MESELESİ

Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri…

Yaklaşık 2 milyar insan…

Dünyanın en önemli enerji kaynaklarının ve stratejik ticaret yollarının önemli bir bölümü…

Genç nüfus, geniş tarım alanları, petrol, doğal gaz, madenler ve ciddi bir sermaye birikimi…

Böylesine büyük bir coğrafyanın dünya ekonomisindeki ağırlığının da buna yakın olmasını beklersiniz.

Fakat 2025 rakamları bize çok farklı bir tablo gösteriyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerinin 2025 yılı toplam nominal GSYH’si yaklaşık 9,4 trilyon dolar seviyesinde.

Yuvarlak ifadeyle konuşursak yaklaşık 10 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklükten söz ediyoruz.

Buna karşılık İİT ülkelerinin dünya ekonomisindeki payı 2025 itibarıyla yalnızca %8,2 civarında.

Yani dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturan bir coğrafya, dünya ekonomik üretiminin onda birini dahi gerçekleştiremiyor.

2025 dünyasında her dört insandan yaklaşık biri İİT coğrafyasında yaşıyor; fakat dünyada üretilen her 100 dolarlık ekonomik değerin yalnızca yaklaşık 8 doları bu ülkelerde üretiliyor.

Bence İslam dünyasının üzerinde düşünmesi gereken en önemli meselelerden biri tam da budur.

Kaynağımız Var; Katma Değerimiz Nerede?

İslam dünyasının problemi kaynak yetersizliği değildir.

Tarım arazilerimiz var.

Üniversitelerimiz var.

Dünyanın en stratejik ticaret yollarının önemli bir bölümü bizim coğrafyamızdan geçiyor.

Öyleyse neden dünya nüfusundaki ağırlığımızı ekonomik güce dönüştüremiyoruz?

Kanaatimce temel mesele şudur:

Mesele neye sahip olduğumuz değil, sahip olduğumuz şeyi neye dönüştürebildiğimizdir.

Petrol çıkarıyoruz, fakat yüksek teknolojinin önemli bölümünü dışarıdan alıyoruz.

Maden çıkarıyoruz fakat o madeni ileri malzemeye, yüksek teknoloji ürününe ve küresel markaya çoğu zaman başkaları dönüştürüyor.

Pamuk üretiyoruz fakat dünyanın en büyük tekstil ve moda markalarının çoğu bizim değil.

Enerji kaynaklarımız var fakat yeni enerji teknolojilerinin önemli bölümünde öncü değiliz.

Genç nüfusumuz var fakat dünyanın en değerli teknoloji şirketlerinin çok azı bizim coğrafyamızdan çıkıyor.

Sermayemiz var fakat yapay zekâ, yarı iletkenler, robotik, biyoteknoloji, kuantum ve ileri malzemeler gibi geleceğin sektörlerinde küresel ağırlığımız henüz potansiyelimizle orantılı değil.

Sorunumuz kaynak eksikliğinden çok, kaynağı bilgiyle buluşturup katma değere dönüştürme meselesidir.

57 Ülkeyiz, Fakat Gücümüzü Birleştirebiliyor muyuz?

Asıl üzerinde durmamız gereken ikinci mesele budur.

Bir İslam ülkesinde enerji var.

Bir diğerinde sermaye.

Bir başkasında güçlü sanayi altyapısı.

Bir diğerinde genç nüfus.

Başka bir ülkede önemli üniversiteler ve yetişmiş insan kaynağı.

Fakat bunları birbirine bağlayacak güçlü ekonomik, bilimsel ve teknolojik ağlar yeterince gelişmemişse, 57........

© Mir'at Haber