Hayatımızı Etkileyen Hurafeler
Anadolu’da yaşayan halk inançları, Anadolu insanının yaşamıyla, tarihiyle ve sosyal karakteriyle yakından ilgilidir. Bu türden inançlar Anadolu insanının düşüncesine, eylem ve davranışına yön verici bir niteliğe sahiptir. İnsanımız su içerken, tarlasını ekerken, ineğini sağarken, çocuğunu bakarken, yola çıkarken, bir yakınını sonsuzluğa uğurlarken, evlenirken, bayramını kutlarken; sözün özü bütün tutum ve davranışlarında bu inançlarla iç içedir. Bu kadar etkin olan, ancak bu topluma zarar veren, onu geri bırakan, pasif kılan, bilimle ve dinle çelişen kimi halk inançlarını tespit etmek ve onları toplum hayatından tecrit etmek biz sosyal bilimcilerin görevi olsa gerektir. Bu bir özeleştiri olsa bile bundan asla kaçınmamak gerekir.
Samsun yöresinde tespit ettiğimiz; akılla, mantıkla ve inanç sistemimizle çelişen pek çok halk inancından birkaç örnek verelim: Makas başkasına ağzı açık verilmez; verilirse veren kişi ile alan kişinin arası açılır. Soğan kabuğu yakmak fakirlik getirir. İğne ve sabun elden ele verilmez; verilirse uğursuzluk getirir. Elbise kişinin üzerindeyken dikilmez; dikilirse o kişinin aklı veya nasibi dikilmiş olur. Süpürgeye oturulmaz; oturulursa bu uğursuzluk getirir ya da oturanın kızı çok olur. Geceleri tırnak kesilmez, aynaya bakılmaz, ev süpürülmez; salı günü yola çıkılmaz, temizlik yapılmaz; ev ocağa doğru süpürülmez, eşiğe oturulmaz, evde örümceğin yuva yapmasına izin verilmez. Eğer dikkat edilmezse bütün bunlar birer uğursuzluk sebebi olabilir. Ayrıca yıldız kaydığında birisinin öleceğine inanılır. Hıdrellezde hamile kadın bir yeri kilitlerse çocuğunun sakat doğacağına inanılır. Erkek, sevdiği kızın evinden tuz çalarsa kızı kolay alır. Bir yerde........
