Ferdi Uyanış; Milli Yükseliş
Ferdi uyanış, ferdin maddeye hâkim, manaya yolcu ve millete borçlu olduğunu idrak etmesiyle başlar. Uyanışın getirdiği hareket bilinciyle öncelikle kendi iç dünyasında zenginleşmeye başlayan fert, madde odaklı düşünce akımlarına karşı donanımlı ve dikkatli; maddeye hükmetme gücünü kendisine veren Allah’a karşı ise teslimiyet içeren duruşla şekillenir. Ortaya çıkan güçlü yapının sayesinde fert, heybesine doldurduğu azıkları bünyesine hapsetmek yerine milletinin gönlüne nakşetme arayışına yönelir. Bu arayış ferde kendisinin milletin yükselmesinde bir tamamlayıcı olduğunu anlatırken, milletin de ferdin gelişimini canlı tutan yegâne somut güç olduğunu gösterir. Artık fert kendi uyanışını ait olduğu milletin yükselişiyle bütünleştiren değerler bekçisidir. Nitekim insanlararası ilişkiyi menfaatler çerçevesine sıkıştıran madde merkezli düşünce dünyasına karşı ferdin uyanışı Türk Milleti’nin birliğini güçlü kılacak kavramlardan birisidir.
Günümüzde dünyanın dört bir yanında farklı milletlere mensup insanların gündelik hayatına hızlıca nüfuz eden benzer yaşamsal faaliyetlerin milletin maziden taşıdığı kültür kodlarına fertleri yabancılaştırdığı gözükmektedir. Ferdin uyanışı bu yabancılaşmanın önüne geçmek isteyen milletlerin temel amacı olarak durmaktadır. Çünkü uyanış fertleri bireycilik adı altında yalnızlaştıran tüketim üzerine kurulu sisteme karşı bilinçli, ait olduğu milletin değerlerine karşı da tutkulu nesillerin yetişmesini sağlar. Ferdi uyanışın gerçekleşmediği milletlerde salt bireyci bakış açısının direktiflerine maruz kalarak millet bilincinden koparak yalnızlaşan kişi, kendi milletinin kültür ve geleneklerinden yoksun bir yaşam sürerken, gelişen teknolojik faaliyetlerin yönlendirmeleri için açık........
