menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KİM OLURSAN OL ADALETTEN KAÇAMAZSIN

37 0
21.08.2026

Adana merkezli yürütülen son operasyon, Türkiye’nin suç örgütleriyle mücadelesinde üzerinde özellikle durulması gereken bir gerçeği bir kez daha önümüze koydu:

Bir yapının kendisini hangi isimle tanımladığı değil, ne yaptığı önemlidir.

Ticari bir yapı olabilir.

Kendisini “gönüllüler topluluğu” olarak da tarif edebilir.

Ama eğer savcılığın önündeki deliller; insanların iradesinin baskı altına alındığına, dini duyguların kullanılarak para toplandığına, malvarlıkları üzerinde tasarruf kurulmaya çalışıldığına, şirketler ve banka hesapları üzerinden şüpheli para hareketleri gerçekleştirildiğine işaret ediyorsa artık tartışılması gereken şey o yapının tabelası değildir.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmaya yönelik başlatılan soruşturmayı tam da bu çerçevede okumak gerekiyor.

49 adrese eş zamanlı operasyon...

5 şirket hakkında yönetim kayyımı...

349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı...

Ve dosyada suç örgütü kurma ve yönetmeden örgüt üyeliğine, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamadan nitelikli dolandırıcılığa, resmî belgede sahtecilikten Vergi Usul Kanunu’na muhalefete uzanan son derece ciddi suçlamalar...

Elbette bunların tamamı yargılama sonucunda hükme bağlanacaktır.

Masumiyet karinesi esastır.

Ancak masumiyet karinesi başka, devletin önüne gelen ağır iddiaları araştırmaması gerektiğini söylemek bambaşka bir şeydir.

“HOCA EFENDİ'NİN TALİMATI” İDDİASI

Dosyaya yansıyan Koray Sarısaçlı'nın ifadeleri ise soruşturmanın neden bu kadar önemli olduğunu anlamak açısından dikkat çekici.

Sarısaçlı'nın anlatımlarına göre ortada yalnızca bir para meselesi yok.

Kaçırılma iddiası var.

Darp ve elektroşok iddiası var.

Yaklaşık 30 senet ve toplamda 6-7 milyon dolara ulaşan tutarlardan söz ediliyor.

Aile üzerinden tehdit edildiğine ilişkin beyanlar var.

Malvarlığı üzerinde tasarruf sağlayabilecek vekâlet taleplerinden söz ediliyor.

Dahası, müşteki kendisine ne söylemesi gerektiğinin dahi dikte edildiğini iddia ediyor.

Savcılıkta verilecek ifadeye ilişkin yönlendirme iddiaları...

Ve bütün bunların arasında tekrar tekrar karşımıza çıkan ifadeler:

“Hocamızın talimatı.”

“Hoca Efendi'nin talimatı.”

“Ne söylerse harfiyen yerine getireceksin.”

Eğer bu iddialar delillerle........

© Diriliş Postası