menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eşitsizliği görmek ve görmezden gelmek

54 0
06.09.2026

Bireylerin çelişkileri vardır, bu konuda sosyal psikolojide açıklayıcı kuramlar bulunmaktadır. Bireyler çelişkileriyle yaşamayı becerirler. Bir de toplumların çelişkileri vardır ancak toplumların uzun vadede bu çelişkilerle yaşamaları sıkıntı yaratır. Toplumsal çelişkiler toplumları içten içe kemirir, onları hasta eder.* Toplumlar bu çelişkileriyle her şeye karşın uzun süre ayakta kalmayı başarabilirler. Bu yazıda söz konusu çelişkilerden bir tanesini vurgulamak istiyorum.

AHMET AĞA’NIN SÜRÜLERİ

Gençliğimde bir köylü ağabeyin kısa bir halk hikâyesi anlattığını hatırlıyorum. Bir yolcu tanımadığı bir bölgeden atla geçiyormuş, büyük bir koyun sürüsü görmüş, oradakilere kimin sürüsü olduğunu sormuş, Ahmet Ağa’nın olduğunu söylemişler. Sonra bir sığır sürüsü görmüş, kimin diye sormuş, onun da Ahmet Ağa’nın olduğunu söylemişler. Çok büyük tarlalar, çayırlar görmüş, onlar da Ahmet Ağa’nınmış. Kazlar, tavuklar da Ahmet Ağa’nınmış. Bu yolcu atından iner dizginini oradaki bir marabaya verir, “Ahmet Ağa’ya benden selam söyle bu at da Ahmet Ağa’nın olsun” der.

Şimdi bu ağabey, o günkü tanımlamayla solcu değildi, sosyalist değildi, sağ görüşlü bir insandı ancak sosyo-ekonomik dağılımdaki adaletsizliği fark etmekte, üstü kapalı şekilde eleştirmekteydi. Fakat bütün bunlara karşın seçimde oyunu Ahmet Ağa’nın partisine vermekteydi. Eşitsizliği görmek ama görmezlikten gelmek bu olsa gerek.

Bu konuda başka pek çok örnek vardır. Anadolu insanı yaygın olarak “Zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırır” der.........

© Cumhuriyet