menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İmamoğlu: İki cumhurbaşkanı adayı biri Edirne'de biri Silivri'de

16 0
previous day

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, İBB davasındaki savunmasında Kent Uzlaşısı, Kürt meselesi ve gündemdeki çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Farklı toplumsal kesimlerin kimliklerinden vazgeçmeden siyasette bir araya gelmesinin demokratik siyasetin doğası olduğunu söyleyen İmamoğlu, Kürt yurttaşların yaşadıkları kentlerin yönetiminde söz sahibi olabilmesinin suç gibi gösterilmesine tepki gösterdi.

İmamoğlu, 19 Mart sabahı kendisine iki dosya sunulduğunu, bunlardan birinin İBB dosyası, diğerinin ise Kent Uzlaşısı dosyası olduğunu söyledi. Kent Uzlaşısı dosyasının kendisini itibarsızlaştırmak ve İBB’ye kayyum atanmasının önünü açmak amacıyla hazırlandığını savunan İmamoğlu, asıl meselenin farklı kimliklerden insanların birlikte siyaset yapmasına yönelik yaklaşım olduğunu belirtti.

“Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle, muhafazakârıyla, sosyal demokratlarıyla insanların kimliğinden vazgeçmeden aynı yönetimde yer alması nasıl bir suç şüphesine dönüşür?” diye soran İmamoğlu, “Burada suç olan nedir Allah aşkına?” dedi.

“Kent Uzlaşısı, birlikte yaşama iradesinin siyasetteki karşılığı”

Kent Uzlaşısı’nın İstanbul’da İstanbul İttifakı olarak tanımladığı anlayışla aynı zemine dayandığını belirten İmamoğlu, 2018’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olduğu dönemde de bütün İstanbulluları kapsayan bir ittifak fikrini savunduğunu söyledi.

İmamoğlu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerini İstanbul İttifakı’nın adayı olarak kazandığını hatırlatarak İstanbul’un farklı kimliklerin bir arada yaşadığı bir kent olduğunu vurguladı. Karadenizlilerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin, muhafazakârların, sekülerlerin, Ermenilerin, Rumların, Musevilerin, Arapların ve Romanların aynı kentin parçası olduğunu söyleyen İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Bu memleketin yurttaşıdır, eşit yurttaşıdır, vatanseverdir ve bu ülke insanıdır. Benzemek zorunda da değil.”

İstanbul’u büyük bir sofraya benzeten İmamoğlu, sofrayı değerli kılanın yalnızca önündeki yemek değil, etrafında kimlerin oturduğu olduğunu söyledi. Farklı siyasi görüşlerden ve kimliklerden insanların ortak sorunlar etrafında bir araya gelebileceğini belirten İmamoğlu, geçim sıkıntısı, kira artışları, deprem kaygısı ve çalışma hayatının toplumun farklı kesimlerini ortaklaştırdığını ifade etti.

“Hayatta yan yana olan insanları siyasette neden ayrı odalara kapatalım?” diye soran İmamoğlu, İstanbul İttifakı fikrini daha sonra Türkiye İttifakı olarak tanımladığını belirtti.

“Kimsenin bir başka yurttaşa hoşgörü göstermesine gerek yok”

Kent Uzlaşısı’nın bir seçim pazarlığı olarak sunulmasına karşı çıkan İmamoğlu, uzlaşının farklı bir anlam taşıdığını söyledi.

“Pazarlıkta insanlar masaya kendi........

© Bianet