menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Anahtar Kelimeler – Korku

21 0
06.09.2026

Anahtar Kelimeler – Korku

Psikologlar ve nörobilimciler korku duygusunun koruyucu olduğunu söylerler. Yüz binlerce yıl önce yaşayan atalarımızda korku duygusu olmasaydı, muhtemelen insan ırkı bugünlere gelemezdi. Atalarımız tehlike hissettikleri anlarda, tehlikeli yerlerden uzaklaşmasalardı veya yırtıcı ve öldürücü hayvanların saldırılarından kaçmasalardı, insan ırkı kısa sürede yeryüzünden silinirdi.

Korku, insanın kendini ve sevdiklerini koruma dürtüsü olarak ortaya çıktığı sürece yararlı ve gereklidir. İnancımız gereği de öleceğimizi bile bile kendimizi tehlikeye atamayız. Ancak korku kelimesinin çağrıştırdığı ve anlam haritasını oluşturan diğer kelimeler işin içine girdiğinde, yararlı ve gerekli olmaktan çıkıp engel oluşturmaktadır.

Korkunun zıt anlamlısı olan cesâret, câhillikle birleşince sonuç felâket olabilir. Câhil cesâretiyle başarıya ulaşma oranı çok düşüktür. Son çâre olarak gösterilen cesâret – şehitlik de buna dâhildir – aslında daha önceki tüm ihtimâllerin tükenmesi ve risk almak demektir ki, bu, ancak hayat-memât anlarında devreye alınmalıdır.

Korku, çağrıştırdığı kelimeler arasında bulunan çekingenlik, pısırıklıkla birlikte ortaya çıkarsa, işte o zaman yine insan ırkı için tehlikeli bir durum söz konusudur. Günlük söylemle “adam sendecelik” şeklinde ifâde edilen bu durum, insan ırkında hâkim olsaydı, muhtemelen değil bilimsel icatlar, ateşin keşfi bile mümkün olmazdı.

Korkaklığıyla başarı hikâyesi yazan ya da târihe geçen hiç kimse yoktur. Bir kişinin şahsî târihinde de aynı formül geçerlidir. Geçmişi unutma korkusu kişiyi geçmişte yaşamaya mahkûm ederken, konfor alanından çıkıp risk almasının da önüne geçer. 

Charles Dickens, Büyük Umutlar adlı eserinde roman kahramanı Pip’e şunları söyletir:

“Doğru olduğunu bildiğim şeyi yapamayacak kadar korkaktım; tıpkı yanlış olduğunu bildiğim şeyi yapmaktan kaçınmayacak kadar korkak olduğum gibi.”

“Doğru olduğunu bildiğim şeyi yapamayacak kadar korkaktım; tıpkı yanlış olduğunu bildiğim şeyi yapmaktan kaçınmayacak kadar korkak olduğum gibi.”

Korku duygusu, insan beynine ve yüreğine vurulmuş görünmez bir kelepçe gibi, görünmez olduğu için o kadar tehlikelidir ki, bu kelepçeden kurtulmaya çalışmak bile güçlü bir cesâret gerektirir. Zâten toplumsal yapı, insanın........

© YeniBirlik