Yüz yıl sonra köklü değişimin simgesi Mekke Anlaşması
Yüz yıl sonra köklü değişimin simgesi Mekke Anlaşması
Bu millet üç kuşak boyunca travmalarını konuşmak zorunda kaldı.
Osmanlı Devleti’nin dağılması,
Batılı devletlerin amansız işgal ve kuşatması, Müslümanların yaşadığı bütün topraklarda yenilgi üzerine yenilgi, felaket üzerine felaket getirmişti.
İşgal girişimleri, sömürgecilerin ürettiği kültür emperyalizmi ile güçlendirildi.
Yenilginin, geri kalmışlığın bir kader olduğu tezi, ders kitaplarından kültür unsurlarına kadar ilmek ilmek işlendi.
Bağımsızlık savaşlarından sonra başkaldıran ülkeler ya yeniden işgal edildi ya da darbeler ve diktatörler eliyle umutsuzluğa mahkûm edildi.
Sömürge imparatorluğu, sömürdükleri ülkelere harcadıkları çabanın toplamı kadar Türkiye’ye emek verdiler. Çünkü imparatorluk bakiyesi bir ülkenin ve büyük bir milletin bir gün yeniden var olma mücadelesi vereceğinin farkındaydılar.
KADERİMİZİN ÇAĞRISI VE GÜNDÖNÜMÜ
Bu ifadeyi büyük mütefekkir Sezai Karakoç dillendirmişti. Gündönümüne kadar bir dağa tırmanmak gibidir; gün döndükten sonra her bir adım ikinci adımı kolaylaştırır, her bir gelişme diğerinin habercisi olur.
Bu aşamaya nasıl gelindi?
1- Karabağ Savaşı kazanıldıktan sonra Türk Devletleri Teşkilatı kimlik kazandı.
2- Libya’da meşru hükümet tek başına Türkiye ile birlikte iken Hafter’in arkasında 7-8 ülkeden oluşan bir koalisyon vardı. Bugün Libya’da iki taraf da Türkiye ile konuşuyor.
3-........
