3E üzerine düşünceler: Emek, eğitim, evlilik (2)
3E üzerine düşünceler: Emek, eğitim, evlilik (2)
Yazarlar metinlerini inşa ederken girdikleri ruh hali açısından ikiye ayrılır: “bir şey hakkında konuşanlar”, “o şey ile birlikte yaşayanlar.” Bir şey “hakkında” konuşmak çok defa meselenin özünü anlamayı zorlaştırır.
Tolstoy, “hakkında” konuşan yazar değildir. Kendisine dert ettiği sorun alanı içinde bizzat yaşayandır. 19. yüzyıl Rus modernleşmesinin temel meselelerinden olan “Bu köylüleri nasıl adam etmeliyiz?” sorusunu Tolstoy, adam etmek üzerinden değil, o adamların nasıl yaşadığını anlamak üzerinden konumlandırır. Temel argümanı şudur:
“Köylüyü anlamak istiyorsanız önce onun nasıl çalıştığını anlayın.”
Anna Karenina romanında diğer soylular kitabî bir düzlemde konuşurken Tolstoy, Levin karakteri üzerinden hayatın yordamını kavramaya çalışan adam olarak Levin’e tırpan sallatır. Böylece kahramanı üzerinden bilginin sadece kitabı değil, hayatın içinde el ile yapılan işler üzerinden de öğrenilmesi gerektiğini ortaya koyar.
Levin tırpan ile ot biçmeyi yaşlı bir köylüden öğrenir. Başlangıçta başarısız olur. Çünkü yaşlı köylünün ritmine ayak uydurmakta zorlanır:
“Levin ne kadar uzun süre ot biçerse, kendinden geçme anları da o kadar sıklaşıyordu. Bu anlarda artık tırpanı ellerinin sallamadığını, tırpanın bu hayat dolu ve kendisinin her zaman farkında olan bedeni peşi sıra sürüklediğini ve yapılan işin, âdeta büyücülük gibi, düşünmeden, kendiliğinden yapılan doğru ve açık bir iş olduğunu hissediyordu. Bunlar, en keyifli anlardı.
Ancak farkında olmadan yapılan bu harekete ara vermek ve düşünmek, bir tümseğin ya da bir kuzukulağı öbeğinin çevresindeki otları biçmek gerektiğinde zor oluyordu. İhtiyar bunu kolayca yapıyordu. Karşısına bir tümsek çıkınca hareketini değiştiriyordu ve kâh ayakkabısının tabanıyla, kâh tırpanın ucuyla tümseği her iki yanından kısa kısa vuruşlarla ufalıyordu. Bunu yaparken de önüne çıkan her şeye dikkatle bakıyor ve gözlüyordu; kâh bir yabani meyve koparıp yiyor ya da Levin’e ikram ediyor, kâh tırpanın ucuyla bir dalı kaldırıp kenara atıyor, kâh tırpanın altından dişisi uçan bir bıldırcın yuvası........
