menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1940’ların Etyemez semtinde bir romanın satırlarında gezintiye çıkmadan evvel...

55 0
25.09.2026

1940’ların Etyemez semtinde bir romanın satırlarında gezintiye çıkmadan evvel...

Suat Derviş’in 1947 yılında tefrika edilen Kendine Tapan Kadın romanı üzerinden ilerleyeceğiz cuma günleri inşallah. Böylece görüntüsüyle fenomen olan kızların büyükannelerinden biri kabul edebileceğimiz Etyemezli Sârâ karakteri üzerinden değişen ve değişmeyen bahsinde yeni sahneler inşa etmiş olacağız.

1947’de tefrika edilen bir romanı okumak o dönemin zamanını ve mekanlarını da okumaktır aynı zamanda.

Suat Derviş ana karakterini anarken daima Etyemezli Sârâ tabirini kullanıyor. Âdeta okuyucunun Sârâ’nın nereden geldiğini bir an bile olsa aklından çıkarmamasını istiyor. Tefrika romanlarda okuyucunun dikkatini toplaması için tekrarlar önemli elbet. Roman bir sınıf atlama hikâyesine yaslandığı için ana karakterin geldiği yerin daima hatırda tutulması gerektiğini düşünüyor belli ki yazar.

Suat Derviş’in Etyemez ile bir şekilde yakınlığı, tanıklığı olmalı ki mesela Fosforlu Cevriye’yi polisten kaçarken burkulan ayağı için de Etyemez’deki çıkıkçıya götürür.

Sadece Suat Derviş değil, Hüseyin Rahmi’nin romana da adını veren “utanmaz adam”ı Avnussalah da Etyemez’de oturur.

Hüseyin Rahmi kahramanını semtinin adı üzerinden konuşturur da...

“Etyemez’in metruk bir memleket sükûtuyla uyuyan ıssız, harap, tozlu sokaklarından tramvay yoluna doğru inerken kendi kendine şöyle taşıp boşanıyordu: ‘Etyemez, Etyemez… Bizim semte vaktiyle acaba bu bedduayı kim etti? Bu mahallelerin kısmetsiz halkı, bunun bir felsefe olduğunu bilmeden sade ot yiyen hayvanlar sırasına geçtiler... Bu meslekteki et perhizkârlığı ihtiyaridir fakat bu zavallılarınki mecburi.”

Malumunuz, telifi olmayan klasik kitaplar pek çok yayınevi tarafından basılıyor. Alıntıyı yaptığım kitap Ayrıntı yayınlarından ve Hüseyin Rahmi’nin Kesik Baş romanı ile Utanmaz Adam romanları tek cilt halinde basılmış. Sunuş yazısını Emine Naskali’nin yaptığı kitapta Unutulmaz Adam’ın ilk yayım tarihi olarak şu bilgiler veriliyor: “Hüseyin Rahmi Gürpınar Utanmaz Adam romanını Heybeliada›da kaleme almış ve 8 Mayıs 1930 tarihinde tamamlamıştır. Roman 1934 yılında da Hilmi Kitaphanesi tarafından Marifet Matbaası’nda tek parça olarak yayımlanmıştır. Eser 1947’de Hilmi Kitabevi tarafından Münih Fehim imzalı kapak resmiyle yeniden yayımlanmıştır.”

Bu bilgiyi özellikle verme sebebim şu: İnternette bazı sitelerde Utanmaz Adam’ın yayım tarihi 1920 olarak geçiyor. Ayrıca Doç. Dr. Olcay Önertoy’un Türk Roman ve Öyküsü adlı kitabında 1930 yılında yayımlanan romanlar arasında Utanmaz Adam’ın ismi geçmiyor. İsmi anılan romanlar şöyle: Reşat Nuri-Yaprak Dökümü, Güzide Sabri- Hicran Gecesi, Mahmut Yesari-Kırlangıçlar, Mahmut Yesari- Bağrıyanık Ömer, Peyami Safa- Dokuzuncu Hariciye Koğuşu.

1931 yılında yayımlanan Fatih-Harbiye romanı güçlü bir roman olmamakla birlikte İstanbul’un semtleri arasında derinleşen sınıf farkını, hayat tarzları arasındaki mesafeyi göstermesi açısından muhafazakâr kesim tarafından çok önemsenerek yıllardır okullarda okutuluyor.

1947 yılında tefrika edilen Kendine Tapan Kadın romanı Suat Derviş’in narsist erkek ve kadın prototipini göstermesi açısından en önemli romanları arasına girmeyi başaran bir roman. Lakin Önertoy’un........

© Yeni Şafak