menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çizenel “Tartışması”, “Zor Geçmiş” ve “Yarının Tarihi” Üstüne

11 0
05.07.2026

Son günlerde Kıbrıs Rum basınında güney Lefkoşa’da düzenlen bir sergide ressam Emin Çizenel’in bir eserinin sergilenmesini protesto eden bazı Kıbrıslı Türklerin, gazetecilerin ve Ekoloji Hareketinin yaptığı açıklamalara yer veriliyor. Protestonun gerekçesi olarak, Emin Çizenel’in KKTC bayrağını çizmiş olması gösteriliyor. Kimi de olayı anlama zahmetine bile katlanmadan, Kıbrıslı Rumlar arasında büyük rahatsızlık yaratan Beşparmak dağlarındaki KKTC bayrağının “Çizenel’in işi” olduğunu söylüyor!

Ben bu türden “protestolarla” birkaç yıl önce karşı karşıya geldim. Avrupa Parlamentosu’na davet ettiğim bir grup sanatçı arasında Emin Çizenel de vardı ve ünlü ressam parlamentoda güzel ve anlamlı bir de konuşma yapmıştı. O zaman birileri derhal harekete geçerek şahsıma karşı bir kınama kampanyası açmaya çalışmıştı. “Nasıl olur da KKTC bayrağını çizen birini Avrupa Parlamentosu’na davet ederdim...” Bugün Emin Çizenel’i saldırgan bir üslupla protesto edenler arasında Kıbrıslı Türklerin de bulunduğu aynı veya benzer çevrelerdir. Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ve sembollerini “koruma” altına almayı kendilerine görev bilen bu çevreler, aslında sembolleri kitsch’e çeviren banal-milliyetçi bir anlayışla “sembol kavgası” kuruyorlar. “Kıbrıs Cumhuriyeti elimizde kalan son silahtır” diyorlar ve devletin sembollerini ötekini dövmek için “sopa” olarak kullanıyorlar. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sembollerinin ortak semboller olamadığını görmezden gelerek Kıbrıslı Türkleri Kıbrıs bayrağına sahip çıkmaya çağırıyorlar, sahip çıkmayanları Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “düşmanı” ilan ediyorlar. Ortak özellikleri, Federal Kıbrıs fikrine ve Kıbrıslı Türklerle güç paylaşımına karşı olmalarıdır.

Oysa, gerçek şudur ki, Kıbrıslı Rumların büyük çoğunluğu 1974’de kadar Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağıyla adeta dalga geçiyordu. Sadece Yunan bayrağını kendi bayrakları sayıyorlardı. 1974’ten sonra Kıbrıs bayrağını kısmen benimsemişlerse, bu, bayrağı daha çok Kıbrıslı Rumların bayrağı olarak gördüklerindendir. Ayrıca, hala yanına mutlaka bir Yunan bayrağı koymayı ihmal etmiyorlar. Fakat, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağıyla böyle bir serüveni olmadı. Bir Kıbrıslı Türk olan ressam İsmet Güney Bey’in çizdiği bayrakla doğru dürüst tanışmadan kendilerini etnik çatışmaların içinde buldular. 1964 yılından beridir de kendilerini Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin sembolleriyle özdeşleştirmiyorlar. Ayrıca, zaman içinde kendilerine has hassasiyetleri ve sembolleri oluştu. Tanınmayan KKTC’nin bayrağının Kıbrıslı Türkler arasında temsil gücü tartışılmaya açıktır ama........

© Yeni Düzen