Besmelenin sırları: Bir cümlenin içindeki kapı
Besmele, sadece bir başlangıç sözü değildir. İnsanın niyetini, yönünü ve iç dünyasını hizaya çağıran kadim bir anahtardır.
“Bismillâhirrahmânirrahîm” denildiğinde insan aslında şunu söyler:
“Ben bu işe kendi nefsimin dağınıklığıyla değil, Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlıyorum.”
“Ben bu işe kendi nefsimin dağınıklığıyla değil, Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlıyorum.”
Eskiler besmeleyi sadece dil ile değil, hâl ile okumaya önem verirdi. Çünkü besmele ağızdan çıkınca değil, kalbe indiğinde çalışmaya başlar.
Bir işe besmeleyle başlamak, insanın zihnini toparlaması ve korkularını sakinleştirmesi gibidir. İnsan “ben yapıyorum” duygusundan çıkar, teslimiyet hissine yaklaşır. Tasavvuf geleneğinde bu yüzden besmele bir “kapı” olarak görülmüştür.
Muhyiddin İbn Arabi’ye göre bazı harfler sadece ses değildir; insanın ruh hâliyle bağlantılı titreşimler taşır. Besmele içerisindeki “Bâ” harfi de başlangıcın sırrı olarak yorumlanmıştır. Bazı eski mutasavvıflar, kâinatın sırlarının besmelenin içindeki nokta ile başladığını söylemiştir.
Bu yüzden geçmişte birçok kişi önemli kararlar almadan önce, yolculuğa çıkarken, yeni bir işe başlarken ya da dua ederken besmele okumayı alışkanlık hâline getirirdi.
Çünkü besmele aşağıdaki amaçlar için manevi bir anahtar olarak........
