menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir şehirde gençlerin hayalleri nereye sığar?

3 0
previous day

Bir şehir yalnızca binaları, caddeleri ve meydanlarıyla büyümez. Gençlerin kurduğu hayallerle, önlerine çıkan fırsatlarla ve geleceğe dair taşıdıkları umutlarla da büyür. Peki, gençlerin kendi şehirlerinde bir gelecek kurmak istediğinde karşılarına ne çıkıyor? Hayalleri yaşadıkları şehre sığıyor mu, yoksa başka yerlere gitmek zorunda mı kalıyorlar?

Sabah işe yetişmeye çalışan insanların arasından üniversiteye giden gençler geçiyor. Bir kafede bilgisayarının başına oturmuş biri, kendi işini kurmanın hesabını yapıyor. Bir başkası, mezuniyetine birkaç ay kala iş ilanlarını inceliyor. Bir diğeri ise ailesine yakın kalmakla hayallerinin peşinden gitmek arasında karar vermeye çalışıyor.

Hepsinin hikâyesi farklı. Fakat akıllarında benzer bir soru var: Burada bir gelecek kurabilir miyim?

Genç olmak, insanın önünde pek çok ihtimalin bulunduğuna inanmasıdır. Henüz yaşanmamış günleri planlamak, bir meslekte ilerlemeyi istemek, kendi ayakları üzerinde durmayı hayal etmek… Ancak bu hayallerin gerçeğe dönüşmesi yalnızca gençlerin çalışkanlığına ve azmine bağlı değil. İçinde yaşadıkları şehrin sunduğu imkânlar da bu hikâyenin önemli bir parçası.

Bir şehir, gençlerine ne sunabilir?

Bir şehirde gençlerin yaşaması için üniversite bulunması, elbette önemli. Ancak gençlerin hayatı diplomalarını aldıkları gün bitmiyor. Asıl mesele, o diplomadan sonra ne yapabildikleri.

Kendi alanında çalışabileceği bir iş bulabiliyor mu? Kazandığı parayla bağımsız bir yaşam kurabiliyor mu? Bir girişim başlatmak istediğinde destek alabiliyor mu? Kültür sanat etkinliklerine katılabiliyor, kendini geliştirebiliyor, yeni insanlarla tanışabiliyor mu?

Bunlar lüks değil. Gençlerin yaşadıkları yere bağlanabilmeleri için ihtiyaç duydukları imkânlar.

Bir şehir, gençlerine yalnızca barınacak bir yer sunuyorsa onları orada tutmaya yetmeyebilir. Gençlerin üretmesine, denemesine, yanılmasına ve yeniden başlamasına alan açması gerekir.

Çünkü bir insanın doğduğu şehirde kalması, oradan başka bir yere gidememesi anlamına gelmemeli. Kalmak da gitmek de özgürce verebildiği bir karar olmalı.

Gitmek isteyen mi, gitmek zorunda kalan mı?

Bugün pek çok genç için başka bir şehre gitmek, yalnızca yeni bir hayat denemek değil; bazen kendine bir fırsat bulma çabası.

Daha geniş iş olanakları, farklı sektörler, daha fazla etkinlik ve yeni çevreler… Büyük şehirler gençlere bunları sunabiliyor. Fakat her genç, yaşadığı yerden ayrılmak istemiyor.

Kimi ailesinin........

© Yeni Ankara