menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir insanı zengin yapan cebindeki para değildir

4 0
yesterday

İnsanın hayatı boyunca peşinden koştuğu bazı şeyler vardır.

Daha iyi bir ev, daha iyi bir araba, daha yüksek bir maaş, daha büyük bir iş, daha fazla kazanç…

Bunların hiçbiri kötü değildir.

İnsan emeğinin karşılığını almak, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak, geleceğini güvence altına almak ister. Daha rahat yaşamak için çalışır, üretir, biriktirir.

Fakat hayatın bir yerinde insan durup kendisine şu soruyu sormak zorunda kalır:

“Bütün bunlara sahip olduktan sonra elimde gerçekten ne kalacak?”

Çünkü insanın cebindeki para, onun hayatındaki bütün zenginliği anlatmaya yetmez.

Bir insanın hesabındaki rakamlar başkalarının dikkatini çekebilir.

Sahip olduğu ev, araba, makam ya da iş çevresinde konuşulabilir.

Fakat insanın gerçek değeri, bütün bunlar ortadan kalktığında geriye ne bıraktığıyla anlaşılır.

Bir insanı gerçekten zengin yapan şey bazen cebindeki para değil, insanların ona duyduğu güvendir.

Güven, satın alınamayan en büyük servettir

Bir insanın yanında paranız olmayabilir ama ona güveniyorsanız kendinizi yine de güvende hissedersiniz.

Bir işiniz düştüğünde arayabileceğiniz bir insan vardır.

Başınız sıkıştığında kapısını çalabileceğiniz bir insan…

Bir derdinizi anlattığınızda sizi dinleyeceğini bildiğiniz bir insan…

Söylediği sözün arkasında duracağını bildiğiniz bir insan…

İşte bu, bankadaki herhangi bir rakamdan çok daha kıymetlidir.

Çünkü para kaybedilebilir.

Bir iş ters gidebilir.

Bir yatırım değerini yitirebilir.

Bir makam elden çıkabilir.

Ama yıllar içerisinde kazanılmış güven, insanın hayat boyunca taşıdığı en güçlü sermayelerden biridir.

Güven bir günde oluşmaz.

Bazen küçük bir davranışla güçlenir, bazen tek bir yanlışla zarar görür.

Bu nedenle güvenilir olmak, aslında insanın kendisine yaptığı en büyük yatırımdır.

Çünkü insanlar sizin ne kadar paranız olduğunu unutabilir.

Ama zor zamanında yanında olup olmadığınızı unutmaz.

Verdiğiniz sözü tutup tutmadığınızı unutmaz.

Kendisine ihtiyaç duyduğu anda nasıl davrandığınızı unutmaz.

İtibar, insanın arkasından yürüyen gölgesidir

İnsan yaşarken hakkında çok şey söylenir.

Kimi onu çalışkan bulur.

Kimi yardımsever der.

Kimi dürüstlüğünden bahseder.

Kimi de “Onun sözüne güvenilir” diye düşünür.

Bütün bunlar, insanın yıllar içerisinde oluşturduğu itibarın parçalarıdır.

İtibar, insanın kendi kendisine verdiği bir unvan değildir.

Başkalarının sizin hakkınızda oluşturduğu kanaattir.

Bir insan kendisini istediği kadar iyi anlatabilir.

“Ben dürüstüm” diyebilir.

“Ben yardımseverim” diyebilir.

“Ben kimseyi yarı yolda bırakmam” diyebilir.

Ama asıl önemli olan, bunu kendisinin söylemesi değildir.

İnsanların onun arkasından aynı şeyleri söylemesidir.

İşte gerçek itibar burada başlar.

Çünkü insanın yüzüne söylenen sözlerle arkasından söylenen sözler arasında büyük bir fark vardır.

Yüzünüze herkes güzel konuşabilir.

Ama siz odadan çıktıktan sonra hakkınızda söylenenler, çoğu zaman gerçek karakterinizin aynasıdır.

Bu nedenle insanın en büyük servetlerinden biri, arkasından güzel konuşulabilecek bir hayat yaşamaktır.

İnsan, en çok paylaştığı şeylerle hatırlanır

Paylaşmak yalnızca parayı bölüşmek değildir.

Bazen bir ekmeği bölüşmektir.

Bazen bir bilgiyi karşılıksız öğretmektir.

Bazen iş arayan........

© Yeni Ankara