menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İslâm coğrafyasını istilâ etmeye gelen müstevlilerin yardımcıları (1)

56 0
18.03.2026

İslâm coğrafyasını istilâ etmeye gelen müstevlilerin yardımcıları (1)

İslam coğrafyasının tarihine bakıldığında acı bir hakikat kendini tekrar tekrar gösterir: Müstevliler çoğu zaman dışarıdan gelip tek başına hâkimiyet kurmamışlardır. Onlara kapıyı aralayan, içeriden zaaf gösteren, menfaat veya korku uğruna taviz veren hain idareciler olmuştur.

Bir toplumun direncini kıran şey çoğu zaman düşmanın gücü değil, yöneticilerin basiretsizliği ve ihanetidir. Adaletin terk edildiği, halkın iradesinin hiçe sayıldığı, ümmet bilincinin zayıflatıldığı yerlerde yabancı güçler kolayca nüfuz ederler. Çünkü içten çürüyen bir yapı dış darbeye dayanamaz.

Tarih bunun örnekleriyle doludur. İslam beldelerinde kimi zaman makamını korumak için, kimi zaman şahsî menfaat uğruna yabancı güçlerle iş birliği yapan idareciler, aslında sadece bir toprağı değil; bir medeniyetin izzetini de tehlikeye atmışlardır. Müstevlilerin orduları sınırdan önce kalplere girerler; bu da çoğu zaman yönetim kademesindeki zafiyetle mümkün olur.

Bu sebeple mesele sadece dış güçler meselesi değildir. Asıl mesele, emaneti ehline vermek, adaletli idareyi ayakta tutmak ve ümmetin birlik ruhunu diri tutmaktır. Zira ihanetle açılan kapıları hiçbir sur kapatamaz.

Bir beldeyi düşman işgal etmeden önce, o beldenin idaresi ahlak ve adalet bakımından işgal edilmiş olur.

İlim, iktidar ve imkânlar; bir ümmetin elindeki en büyük emanetlerdir. Bu emanetler, hakka hizmet için verilir; zulme kapı aralamak için değil. Tarih boyunca İslâm toprakları nice işgal ve istilalara sahne olmuştur. Fakat çoğu zaman kapıları düşmana açanlar dışarıdakiler değil, içeride emaneti taşıması gerekenlerin zaafı olmuştur. Rabbimiz........

© Yeni Akit