|
Ragıp KaradayıTürkiye |
Süleyman Çelebi, misafirlerin bulunduğu odaya geçti. Matlube Hanım, gece yarısından beri ilk defa rahat bir nefes almıştı. Derinden bir...
Süleyman Çelebi, refikasının ısrarıyla girdiği geniş yatağında, kırmızı kadife kaplı yorganının altında sıkılmış bir yumruk gibi...
"Bu cahil insanlar bizim kıymetimizi bilemezler! Bilmeyecekler de! Ama tarih gösterecek her şeyi." Aşır, fazla övünmesine fırsat...
Erkara, Aşır ve Palabıyık, Kripto ve arkadaşlarını Karahan’a kadar getirip kapı önünde bırakmış, kimseciklere görünmeden de geri...
Narin ayaklarını, yünden örülmüş kendinden desenli çoraplarla örten güzel kız, daha önce başladığı örgüsüyle meşgul olmaya...
Hancının dünyalar güzeli kızı, ocakta kızarmakta olan bir tepsi böreği vakit kaybetmeden sıcak sıcak masaya taşıdı... Örnek...
Hanın avlusuna gelmiş, atların bulunduğu ahırlara doğru dönerken zilzurna sarhoşlarla karşılaştılar. Bunlar, Ulucâmi’de vaaz vereni...
Burası diğer han odalarına nazaran daha süslüceydi. Pencereleri büyük olduğundan daha bol ışık alıyordu. Kahvaltısını ve bugünkü...
Gözlerine inanamadı. Evet yanlış görmüyordu uzaklarda hep kendine name taşıyan ulak güvercin karşısındaydı. “Tık, tak… tık, tak…...
Horozlar ötüyor, derinden gelen ezân sesleri Bursa’nın üzerine dalga dalga yayılıyordu. Yatak odasına çekildi. Soyundu, uzandı. “Belki...
Süleyman Çelebi: “Resûlullah Efendimize hakaret edilmesine ben sebep oldum! Ben! Zavallı ben! Yazıklar olsun bana! Yazıklar olsun!”...
Sabah namazına kalkamayacağını düşünerek. “Önce namaz…” diyen hocası Emîr Sultan hazretlerinin sesi yankılandı kulağında. Dertten...
Süleyman Çelebi, Aklı başından gitmiş, öyle fena olmuştu ki… Tir tir titrediğinin farkına yeni vardı. Hayret etti bu hâline....
Verilen ulvi vazifeyi yerine getirememe ihtimali vicdanını rahatsız ediyor, ateşten bir azap gibi dimağını yakıyordu. Kendine karşı...
Hiç ama hiç unutamayacağı Gülşah’ının tebessüm dolu, sevgiyle bakan tertemiz yüzü hiç gözünün önünden gitmiyordu. Açana vur bir...
Beyazıd Paşa: "Lâzım gelen tedbirleri almakta gecikirsek, durumun vahametini idrak etmiş olmak kâfi gelmeyecektir, korkarım…" Emîr...
Emîr Sultan, kafesin yaylı kapısını incitmeden açıp, gözüne kestirdiği güvercinlerden birini yakaladı. Beyazıd Paşa, nazik bakımlı...
Padişah, yaşayan ölü gibiydi. Hesapta olmayan bu içten vurulma çok ağır gelmişti. Aldatılmaya, kandırılmaya utanıyor, sıkılıyor,...
"Muhterem Hocam Molla Fenâri ve kıymetli damadım Seyyid Emîr Sultan hazretleri... Paşalarım, beylerim... Alelacele toplanmamızın sebebini...
Başta Padişah ve yakın devlet ileri gelenleri câmi-i şerifi teşrif etmişlerdi. Bir gariplik seziliyordu ama ne olduğu sorulmadan hemen namaza...
Ne zamandır at üzerinde içi dışarı çıkacakmış gibi olan Hurufi, hararetten yanıyor, tutuşuyordu. Ulucami’deki kâbus, ateşler içinde...
Sırdaşı Dürdane’nin sözleri aklına geldi Gülşah'ın... “Uyanık ol kızım! O Erkara denen herif, dünyada senin peşini...
Doğan da attan inmiş biricik refikasını bekliyordu... Nikâhlısının mühim bir vazife için gideceğini babasından öğrenmişti Gülşah....
Doğan Bey hürmetle elini öpüp başına koydu. Esas duruşta diyeceklerini, emirlerini bekledi... Evrenos Gazi köşesinde birkaç paşayla sohbet...
Bahçe, bakımlı ve eşsiz bir güzelliğe sahipti. Usta bahçıvanların elinde âdeta rengârenk çiçek tarlasına dönüşmüştü. - Bu anahtar,...
Hadiselerin sağlıklı neticelenmesi için uzun zamana yayar, asla gevşemez, gevşetmez ve görmezlikten gelmezdi Yıldırım Han... Yıldırım...
Erkara, toplantının baş mimarı olarak oldukça şımarıktı. Padişah-ı şahanelerinin iltifatlarına mazhar olmuş, Doğan’ı bir adım daha...
Evet yanlış görmüyordu. Ümidi, istikbali, kahramanı, canı, cananı, hayat arkadaşı, örnek insan, sevgili Doğan’ı bir adım ileride onu...
Doğan Bey, Atmaca Nuri ile yan yana yürüyor, havadan, sudan bahsediyorlardı. Söz, Bursa’da son günlerde konuşulan meseleye geldi. Nerede...
"Çelebi’yi de, Doğan’ı da hiç kimse benim gazabımdan kurtaramayacak! Anladın mı? Kurtaramayacaklar da!.." Erkara, Doğan ismini...
“Ah onun imkânları bende olsaydı. Neler yapmazdım?” diye geçirdi içinden Palabıyık. Palabıyık hararetle anlatıyor, Erkara da pürdikkat...
Doğan Bey, dünyanın ne mal olduğunu çoktan kavramıştı. Son gelişmeleri, saraydaki toplantıyı hatırladıkça; “Ah, dünya ah!” derdi....
Kızlar örtülerini daha bir sıkı kavradı, birbirlerine iyice sokuldular. Bursa’nın oldukça dışında kalan bu patika yol, eskiden beri tekin...
Hurufi de Kripto da yeni köşkü çok beğenmişlerdi. Hem şehir merkezine yakın, hem de büyük, oldukça sağlam ve emniyetli bir yerdi. - Aman...
Kripto ve Hurufi ihtiyar, aslında zevkine düşkün iki kafadar olmalarına rağmen köşkte Hindu rahipleri gibi sade bir hayat yaşıyor...
Kripto ve Hurufi ihtiyarın sevincine diyecek yoktu. İsteklerine çok kolay ulaşmalarının heyecanı içinde Erkara’ya minnetle baktılar....
Kripto, bir yolunu bulup Hurufi’ye kaş, göz hareketiyle konuşmasını işaret etti. İnananların her mekâna, her zamana ve her insana açık...
Erkara ne yapıp yapmış önce pederinin gönlünü almış, şehirdeki muhterem zevatın saraya kabulünü sağlamıştı. Kripto'nun keyfine...
Köpeği 'hoşt' diyerek susturdu, ayağa kalktı. Kızıl Köşk'e doğru yürüdü. Biraz sonra yatsı ezânları duyuldu....
Derinden gelen, içine huzur ve saadet dolduran ezân sesleriyle doğruldu. İşliğinin kollarını toplamaya başlayarak, abdest için kapıya...
Her zaman olduğu gibi Doğan Bey bu sabah da erkenden kalktı. Pencereyi açtı. Hafif bir rüzgâr okşar gibi vücudunu serinletti. Osmanlı...