|
Ragıp KaradayıTürkiye |
"Türklerin bir atasözü var; 'Bükemediğin bileği öpeceksin!' diye. Çok kısa zaman içinde bana hakikatleri görmemi sağladın...
"Bolluk içinde yaşayan, merhamet nedir bilmeyen, aciz insanları perperîşan eden insanlardan intikam almak için bu çetin yolu seçtim...
Kuru arpa yemesinden ve uzun yol katetmesinden dolayı susamış olan hayvan, sahibini sürüklercesine ırmağa daldı... Ayın on beşi her tarafı,...
Süleyman Çelebi'nin, konuşacak mecali, söyleyecek lafı kalmamıştı. Kurumuş, taneleri çıkarılmış haşhaş kapsülü gibiydi. Ne...
Sultan Yıldırım: "Beyazıd Paşam, Akıncı Doğan Bey’in vakit kaybetmeden sefere devam etmesi çok isabetli oldu." Padişah, iri...
Lolo, yürüyen çöplük gibiydi âdeta. “Saraydan çöplüğe düşen benden başka biri daha var mıdır acaba?” dedi, kendi kendine... Kaç...
Burası, kocaman bir oda büyüklüğünde mağaraydı. Devamlı yanan ateşten dolayı her taraf zifiri siyahtı. İrili, ufaklı kazanlar dikkati...
Duman, kesintisiz ince bir ip gibi göğe yükseliyor, sonra da dağılıp kayboluyordu. Erkara, Gülşah’ı elde etmek için her yolu mubah...
Şakalaşmanın hedefinde hep Gülşah vardı. Ona sataşmadan edemiyorlardı... Saçını, başını çekiyor, çekiştiriyorlar. Gülüşüp...
Hadisenin çıktığı cumâ gününden sonra ilk defa bir araya gelen kızlar için bugün çok mühimdi. Herkes noksansız toplanmıştı....
“Mazlumlar da zalimler kadar cesur olmalı. Yoksa dünyada ne nizam kalır, ne de huzur” diye düşünürken eşkıyanın hıçkırıklarıyla...
Tuttu elinden, kaldırdı canına, malına göz dikmiş adamı. Kamasını yerine koydu. Azgın eşkıyanın üstünü başını temizledi. -...
Hancı, kendisine laf atıldığına aldırmadan Doğan Bey’in ardı sıra baktı bir müddet daha. “Bir kasırga gibi esti yiğit Doğan’ım”...
Atı demek, arkadaşı demekti. Yerine göre can yoldaşı, her şeyiydi. Onunla ne korkunç günleri, ne zifirî karanlık geceleri olmuştu....
Sarıkız’ın keyfi kaçmıştı. Doğan Bey “bacım” kelimesinin üstüne öyle basıyordu ki, bütün ümitlerini yıkıp götürüyordu bu...
Usulca aralanan kapının ağzında hancının kızı göründü... Bir elinde ayran testisi, diğer elinde kocaman bir bardak gülümsedi. - İşi...
Süleyman Çelebi, misafirlerin bulunduğu odaya geçti. Matlube Hanım, gece yarısından beri ilk defa rahat bir nefes almıştı. Derinden bir...
Süleyman Çelebi, refikasının ısrarıyla girdiği geniş yatağında, kırmızı kadife kaplı yorganının altında sıkılmış bir yumruk gibi...
"Bu cahil insanlar bizim kıymetimizi bilemezler! Bilmeyecekler de! Ama tarih gösterecek her şeyi." Aşır, fazla övünmesine fırsat...
Erkara, Aşır ve Palabıyık, Kripto ve arkadaşlarını Karahan’a kadar getirip kapı önünde bırakmış, kimseciklere görünmeden de geri...
Narin ayaklarını, yünden örülmüş kendinden desenli çoraplarla örten güzel kız, daha önce başladığı örgüsüyle meşgul olmaya...
Hancının dünyalar güzeli kızı, ocakta kızarmakta olan bir tepsi böreği vakit kaybetmeden sıcak sıcak masaya taşıdı... Örnek...
Hanın avlusuna gelmiş, atların bulunduğu ahırlara doğru dönerken zilzurna sarhoşlarla karşılaştılar. Bunlar, Ulucâmi’de vaaz vereni...
Burası diğer han odalarına nazaran daha süslüceydi. Pencereleri büyük olduğundan daha bol ışık alıyordu. Kahvaltısını ve bugünkü...
Gözlerine inanamadı. Evet yanlış görmüyordu uzaklarda hep kendine name taşıyan ulak güvercin karşısındaydı. “Tık, tak… tık, tak…...
Horozlar ötüyor, derinden gelen ezân sesleri Bursa’nın üzerine dalga dalga yayılıyordu. Yatak odasına çekildi. Soyundu, uzandı. “Belki...
Süleyman Çelebi: “Resûlullah Efendimize hakaret edilmesine ben sebep oldum! Ben! Zavallı ben! Yazıklar olsun bana! Yazıklar olsun!”...
Sabah namazına kalkamayacağını düşünerek. “Önce namaz…” diyen hocası Emîr Sultan hazretlerinin sesi yankılandı kulağında. Dertten...
Süleyman Çelebi, Aklı başından gitmiş, öyle fena olmuştu ki… Tir tir titrediğinin farkına yeni vardı. Hayret etti bu hâline....
Verilen ulvi vazifeyi yerine getirememe ihtimali vicdanını rahatsız ediyor, ateşten bir azap gibi dimağını yakıyordu. Kendine karşı...
Hiç ama hiç unutamayacağı Gülşah’ının tebessüm dolu, sevgiyle bakan tertemiz yüzü hiç gözünün önünden gitmiyordu. Açana vur bir...
Beyazıd Paşa: "Lâzım gelen tedbirleri almakta gecikirsek, durumun vahametini idrak etmiş olmak kâfi gelmeyecektir, korkarım…" Emîr...
Emîr Sultan, kafesin yaylı kapısını incitmeden açıp, gözüne kestirdiği güvercinlerden birini yakaladı. Beyazıd Paşa, nazik bakımlı...
Padişah, yaşayan ölü gibiydi. Hesapta olmayan bu içten vurulma çok ağır gelmişti. Aldatılmaya, kandırılmaya utanıyor, sıkılıyor,...
"Muhterem Hocam Molla Fenâri ve kıymetli damadım Seyyid Emîr Sultan hazretleri... Paşalarım, beylerim... Alelacele toplanmamızın sebebini...
Başta Padişah ve yakın devlet ileri gelenleri câmi-i şerifi teşrif etmişlerdi. Bir gariplik seziliyordu ama ne olduğu sorulmadan hemen namaza...
Ne zamandır at üzerinde içi dışarı çıkacakmış gibi olan Hurufi, hararetten yanıyor, tutuşuyordu. Ulucami’deki kâbus, ateşler içinde...
Sırdaşı Dürdane’nin sözleri aklına geldi Gülşah'ın... “Uyanık ol kızım! O Erkara denen herif, dünyada senin peşini...
Doğan da attan inmiş biricik refikasını bekliyordu... Nikâhlısının mühim bir vazife için gideceğini babasından öğrenmişti Gülşah....