|
Ragıp KaradayıTürkiye |
Kripto, mutluluktan dört köşeydi. Gökte aradığını yerde buluvermişti. Bugüne kadar her şey istediği gibi yolunda gitmişti... Hurufi;...
Çok fena şeyler düşünüyordu Aziz Kripto!.. Erkara’yı devletine karşı, bu yeni 'Hurufi’yi de maneviyata karşı kullanacaktı. Aziz...
Yağmur tanecikleri, gizli ayak sesleri gibi tuhaf bir gürültü çıkarıyor. İntizamsız adımlarla sisler içinde intikal eden disiplinsiz...
İlmin yeri, vakti, hocası yoktur Doğan’ım; her durum ve şartta öğrenme, öğretme olur. Süleyman Çelebi, cümlesini tamamlarken, uzaklara...
"Bana selâm veren herkesi düşman bellemiş Erkara... Bir şeyi merak ediyorum. Ne yapmışım da bu kadar kin nefret besliyor? Sebebi...
"Doğan, kafama takıldı! Bugün öğle namazı çıkışında Seyyid Molla İbrahim Efendi diye birinin elini öpmek için cemaat yarışa...
Anası, babası, arkadaşları ağız birliği etmişçesine ona çılgın nazarıyla bakıyordu! Çünkü her şeyi ters anlamaya, yanlış yapmaya...
Sırf muhalefet olsun diye Seyyid Molla İbrahim’e katılmıştı. Tam aradığı adamdı. Yiyip eğlenen böyle başka bir âlim var mıydı bu...
Bekleyenlerin göstermiş olduğu hürmet ve ifadelerden, namaza gelenlerin kim olduklarını tanımaya çalışıyor, bu hususta pürdikkat...
Aziz Kripto mermer eşiği aşınca gözleri kamaştı. Yeşil bir çarşaf gibi önünde uzanan Bursa ovasını hayranlıkla seyretti. Dik sokak...
Diz çökmüş her yaştan mümin, yemeklerini yemiş, namazlarını kılmış ilk defa gördükleri, tanımaya çalıştıkları...
Kripto, bu sessiz şikâyeti daha fazla duymamak için gözlerini kapadı. Bir anaç tavuk edasıyla kabardı. “Her taraf karanlık, karanlık!”...
Unutulmuşluk tarlasına gömülü bir tohumdun. Gün oldu kök saldın. Kimsenin adını bilmediği, hatırını saymadığı bir yetim oldun sonra....
Mis gibi lavanta kokan yün yatağının içinde sebebini bilemediği duygular içindeydi Doğan Bey. Gözlerini kapadı, ne yaptı ettiyse bir...
Süleyman Çelebi yazdıklarını önce Doğan Bey’e ve Matlube Hanım’a okurdu. Onlardan alacağı tepkiye göre, son şeklini verirdi! Neden...
Yeğenine ayrı bir kıymet verir, onunla iftihar ederdi Süleyman Çelebi. Bu benzerlikten dolayı mı, yoksa ciğerparesi ve Doğan’ının...
Yaşadığı yer gençlerin, hatta birçok kişinin gıpta ettiği yerlerden biriydi. O ise başka bir derde müptela olmuş, fena yakalanmıştı....
Can sıkıntısından patlayacaktı neredeyse. Yaz geceleri kısa olmasına rağmen, hiç bitmeyecekmiş gibi upuzun geldi. Sabaha kadar gözlerini...
Doğan Bey, bu güzel insanlara şefkat ve güvenle bakarken tarifi mümkün olmayan hissiyatla doldu. Doğan Bey, ağırca hareketlenip iki can...
“Çekirge Ali gelmeden biraz yol almalıyım” dedi, etten büyük bir parça koparıp ağzına attı... Kızgın ateşin karşısında pek...
"Doğan Bey’im sana itimadım çok, yolun da bahtın da açık olsun. Kuvvetin yeterse ara! Ama dışarıda değil, aradığını...
"Her kapıyı çaldığında kapı açılır mı, açılmaz mı bilmem ama kendisine kapı açılanlar kapıyı edeple çalanlardır..."...
"Gel, gel, ne olursan ol, yine gel! İster kâfir, ister Mecûsi. İster puta tapan ol, yine gel! Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı...
Pek konuşmazdı Doğan. Ama keyfi yerine gelsin diye içerideki küçüklerle şakalaşmak, sıkıntılarını hafifletmek istiyordu... Doğan Bey,...
"Hem vaktim yok, bir yerlere gidecektim diyorsun, hem de susuyorsun! Durma anlat bakalım! Derdini söylemeyen derman bulamazmış!.."...
Dehşetli bir rüya gören Doğan, gördüklerinin gerçekliğinden etkilenir ve teselli bulmak için hocasına gitmeye karar verir. Doğan, dehşetli...
Gittikçe havasız kalıyor, boğazı sıkılıyordu. Ha öldü ha ölecek... canhıraş son bir hamleyle uyandığında da nefes nefese kalmıştı....
Kendini, tekke disiplini içinde huşuyla dinleyen dervişlerin şeyhi gibi düşündü baykuş gözlü, şeytani bakışlı tüccar!.. Adam “Ne...
"Büyük bir vâiz efendi gelmiş. Herkese; 'Bursa, Bursa olalı böyle bir âlim görmemiştir' deyin. Çekinmeyin sakın!.."...
Ne zaman hırslanırsa hep böyle olurdu. Karşısına bir Türk çıksa herhâlde acımadan onu parçalar, tereddüt etmeden çiğ çiğ yerdi!.....
“Ah! Ah! Bu memleketin hakiki sahibi, mirasçısı olduğum için mi ne? Kilikya topraklarını hep kendi çiftliğim sanırım..." Sıska bir...
Aziz Kripto, tiksinerek baktığı koyun yününden yapılmış kalınca derviş kıyafetlerini, yüzünü buruşturarak giydi. - Tam zamanı gelince...
İçinde bulunduğu durumun arayıp da bulamayacağı bir fırsat olduğunu düşündü Kripto... Kripto, kendi kendine; "Ben yalnız büyük,...
Şeytanca gülen gözleri, büyük bir zekâ şulesi değildi belki. Fakat o iri, kaba burun, toslayacak bir koç azmi olduğunda şüphe...
"Müslümanların pek çok zaaflarını biliyorum. Topla, tüfekle, yüz binlerce insanla yapamadıklarımızı birkaç kişiyle yapacağımız...
"Büyük davamızın kahraman evladı. Huzurlarında bulunduğun soylular adına sizi saygıyla selâmlıyorum..." Emirleri, kimin kimden...
"Görüyorum ki, ilkbahar sabahı kadar pembe, dişi bir kaplan kadar kuvvetli, yeni açan bir gül tomurcuğu kadar sıhhatlisiniz..." Bu...
Aziz Kripto, sorulacak soruları ve bunlara verebileceği cevapları düşünüyordu. Kendisine iltifat eden askerlerin hareketlerini görecek hâlde...
"Bizans’ı sarsan tehlikeye dur denilmeli, herkes üzerine düşeni de yapmalıydı!” Aziz Kripto “Bir çığ gibi büyüyen, bir kasırga...
Atlar, ırmaktan içmek isterken sürücü, yorgun ve terli hayvanların kendisini nasıl bir çıkmaza sürükleyeceğini düşünerek kırbacını...
İnsanın kusurlarını sayan düşmanlarından edeceği istifade, kendisini öven dostlarından gelecek faydadan büyüktür. "Şimdi sizden bir...
Karanlık sokaklarda rahat yürüyebilmek için çıralardan bir fener hazırlamış, getirmiş. Baba önde oğul arkada yürümeye başlamışlar....