menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ekonomiyi hasta eden reçete

19 0
07.08.2026

2023 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Türkiye, kronikleşen yüksek enflasyonla mücadele etmek ve makroekonomik istikrarı yeniden tesis etmek amacıyla yeni bir ekonomik programı devreye soktu. “Dezenflasyon” hedefiyle yola çıkan bu program, adeta ekonomiyi iyileştirecek tek kurtuluş reçetesi gibi sunuldu.

Yüksek faiz oranları, sıkı para politikası ve döviz kurunun baskılanması üzerine inşa edilen bu reçetenin üzerinden geçen üç yıllık sürenin ardından dönüp bilançoya baktığımızda durum şu: Reçete, hastalığı tedavi edemediği gibi, sağlıklı organları da tahrip ederek ekonomiyi adeta daha da hasta etti.

Reel sektörde “sert fren” ve kan kaybı

Ekonomi yönetiminin talebi kısmaya ve iç piyasayı soğutmaya dayalı politikası, üretimin ve reel sektörün can damarlarını kesmiş durumda. Öncü göstergeler, ekonominin kontrollü bir soğumadan ziyade, kontrolsüz bir daralma sarmalına girdiğini açıkça ortaya koyuyor.

- İmalatta ve Kapasite Kullanımında Alarm: Sanayideki daralmanın en önemli öncü göstergelerinden biri olan İmalat PMI, uzun süredir eşik değer olan 50’nin altında seyrediyor. Temmuz 2026’da her ne kadar hafif bir yükselişle 47.7’ye çıksa da daralma bölgesinden kurtulamadı. Bunun doğal bir sonucu olarak fabrikalar tam kapasite çalışamadı; imalat sanayisinde mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı (KKO) Temmuz 2026’da s.9’a geriledi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise s.8 seviyesinde gerçekleşti. Bu durum, siparişlerin kesildiğini, makinelerin sustuğunu ve yeni yatırımların tamamen ertelendiğini gösteriyor.

- Otomotiv Sektöründe Tarihi Gerileme: Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü olan otomotivde işler iyi gitmiyor. 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde otomobil ve hafif ticari araç pazarı yıllık bazda .72........

© Sözcü