KUR’AN’DA «HABÎS (KÖTÜ) BİR KELİME»
KUR’AN’DA «HABÎS (KÖTÜ) BİR KELİME»
«Habîs bir kelime-kelimetü’n-habîsetün» Kur’an’da güzel bir sözün (kelimetü’n-tayyibetün) deyiminin zıddı olarak bir âyette geçiyor. (İbrahim 14/26)
Bunun aslı ‘ha-bu-se’ fiilidir. Bu da sözlükte; bir şeyin pis, bozuk, kötü, çirkin olması, bir şeyin insana ağır gelmesi, sıkıntılı olması demektir.
Masdar olarak habîs (çoğulu; hebâis, habisât); ister algının alanına, isterse aklın alanına girsin; kötülüğünden, bozuk, aşağı ve âdi oluşundan dolayı, hoşlanılmayan, kerih veya iğrenç görülen şeydir.
İnsanın iç dünyasının tıpkı demirin cürufu, posası gibi kötü olması demektir. Habis aynı zamanda; bozuk, kirli, pis, murdar, iğrenç, zararlı, şerli, bozuk, haram, hileci demektir.
Bu kelimenin kapsamına bâtıl inanç, kötü söz, çirkin ve fena fiiller de girer. Mesela;
“Rabbinin izniyle güzel memleketin bitkisi (güzel) çıkar; kötü (habîs) olandan ise faydasız bitkiden başka bir şey çıkmaz. İşte biz, şükreden bir kavim için âyetleri böyle açıklıyoruz.” (A’raf 7/58)
“Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Rasûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri (hebâis’i) haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır…” (A’raf 7/157)
Buradaki ‘el-hebâis’ nefse, bedene muvafık, uygun gelmeyen mahzurât, yasaklanmış şeyler manasındadır. (el-Isfehânî, R. el-Müfredât s: 203)
Bu fiil kişi hakkında kullanılırsa o kişinin hileci ve entrikacı, kötü ve şerli olması anlatılmış olur. (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 5/8)
Habîs her türlü fâsit (bozuk ve zararlı) şeyleri de niteler. Mesela; bozuk yemek, bozuk renk, kötü ve zararlı fiiller, zina, haksız kazanç gibi haramlar… (İbni Manzur, Lisânu’l-Arab, 5/8-9)
– Kötü Bir Kelime (Kelimetü’n-habîsetün)
İbrahim 14/24-25. âyetlerde söz konusu edilen “kelimetün tayyibetün-güzel bir söz”ün tam tersi “kelimetün-habisetün-kötü bir söz”…
“Ve kötü sözün (kelimetü’n-habîsetün’ün) misâli, kökü yerden sökülmüş, ayakta durma imkanı olmayan (kötü) bir ağaca benzer.” (İbrahim 14/26)
Bir görüşe göre burada ‘kelimetün habîsetün’; küfür/inkâr, yalan, kovuculuk ve her türlü çirkin-fena kelimeler anlamındadır. (R. el-Isfehânî, el-Müfredât s: 203)
Yani hiç bir bakımdan sağlamlığı olmayan, aynı zamanda çirkin, asılsız, bâtıl ve yalan söz… Ya da Allah’ı inkâr etmek anlamına gelen ter........
