menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hafızlık rahlesinde unutulan gerçek: O da bir çocuk

14 0
11.09.2026

Kur’an-ı Kerim’i ezberlemek büyük bir fazilet ve kıymetli bir nimettir. Ancak hafızlık uğruna çocukların fıtratını, sosyal hayatını ve psikolojik gelişimini göz ardı etmek doğru değildir. Hafızlık, çocuğun hayatını kuşatan bir eğitim süreci olmalı; onu hayattan koparan, ailesinden uzaklaştıran ve çocukluğunu elinden alan bir yük haline gelmemelidir.

Anneler ve babalar, Allah rızası için çocuklarını kaybetmemeli, fıtratla ters düşmemelidir. Bir çocuğun hafız olması elbette büyük bir fazilettir. Fakat hafızlık, Müslüman olmanın şartı değildir. Bir insanın âlim olması için de tek başına yeterli değildir.

Asıl mesele, Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen çocuğun Kur’an’ın ahlakını hayatına taşıyıp taşımadığıdır. Hafız olan bir çocuğun davranışlarında Kur’an’ın güzelliğini, kulluk şuurunu, vakarını ve merhametini görebilmek gerekir.

Keşke Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen çocuklarımız, ezberledikleri ayetleri yalnızca dillerinde değil, hayatlarında da taşıyabilseler. Hatta bir çocuk beş sayfa ezberlediğinde, o beş sayfanın ağırlığını ve tadını ahlakında, davranışında ve insanlarla ilişkilerinde hissedebilsek.

YÜRÜYEN KUR’AN OLABİLMEK

13 yaşında hafız olan bir çocuğun aynı zamanda güzel ahlakla, kulluk şuuruyla ve ibadet heyecanıyla yetişmesi elbette mümkündür. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için önce çocukların içinde yetiştiği ortamın sorgulanması gerekir.

Sahabe çocuklarının nasıl yetiştiği örnek gösterilerek bugünün çocuklarından aynı sonuçları beklemek kolay değildir. Çünkü önce şehirlerimizi Medineleştirmemiz, ardından çocuklarımıza Medine'nin nefesini verebilmemiz gerekir.

Çocuğun çevresindeki anne, baba ve öğretmenler Allah'a, Peygamberimize ve Kur'an'a adanmış bir hayatın örneğini ortaya koyabiliyor mu? Çocuk, bu ortamda büyürken Kur’an’ın ahlakını yaşayarak öğrenebiliyor mu?

Asıl sorulması gereken soru budur.

Çocuklarımız hafız olduktan sonra ahlaklarıyla, kulluklarıyla, ibadet heyecanlarıyla, vakarlarıyla ve ahiret bilinciyle “yürüyen Kur’an” olabiliyorlar mı?

Hafızlık eğitiminin başarısı yalnızca kaç sayfanın ezberlendiğiyle ölçülemez. Ezberlenen Kur’an’ın çocuğun şahsiyetinde nasıl karşılık bulduğu da hesaba katılmalıdır.

HAFIZ ÇOCUK DA ÇOCUKTUR

Hafız bir çocuk, çocuk değil midir?

Çocuk Kur’an-ı Kerim'i ezberlemeye başlayınca biyolojisi........

© Milli Gazete