İktidarın imkânı mı, iyiliğin yolculuğu mu?
Siyaseti sadece toplumsal düzeni ve kurmanın bir aracı olarak göremeyiz. Siyaset aynı zamanda varoluşsal gayelerin, ahlaki iddiaların ve adalet tasavvurlarının yeryüzündeki tecessüm etmiş halidir. Sorumluluk sahibi Müslümanlar olarak günümüz siyasetini bu pencereden okumak ona özel anlamlar yüklememizi sağlayacaktır. Bu özel anlamların yüklendiği siyaset ise hak ve adalete dayalı bir sistemin mücadelesini verecektir. Siyasetle iştigal eden bir Müslüman, siyaseti bir tahakküm aracı olarak değil; iyiliği yeryüzünde yaygınlaştırma ve kötülüğü bertaraf etme mesuliyetinin bir imkânı olarak görmelidir. Ne yazık ki, Müslümanlığını ön plana çıkaran siyasetçilerin bugün vardığı nokta iktidar mücadelesi, pragmatizm, yolsuzluk ve adaletsizliktir.
Buradan varmaya çalıştığımız nokta başlıktaki soruya cevap bulmaktır. Siyasetin amacı iktidar olup imkânlarıyla yetinmek mi, yoksa iyiliğin büyümesi için siyasetle iktidar yolculuğuna mı çıkmak?
Siyasetle uğraşan herkesin zihninde netleştirmesi gereken en kritik ayrım, siyasetin bir amaç değil, sadece bir vasıta olduğu gerçeğidir. Siyaseti bir amaç, iktidarı nihai bir varış noktası........
