Ankara’nın ‘Hayırlı’ İşleri: Çift Maaşlı Bürokratlar ve Adrese Teslim Projeler!
Türkiye’de kamunun kaynaklarının, milletin alın terinin ve vergisinin nasıl hoyratça pay edildiğine dair hikayeler ne yazık ki artık şaşırtıcı olmaktan çıktı. Sokaktaki vatandaş, pazar filesini nasıl dolduracağını, ay sonunu nasıl getireceğini düşünürken; kamu gücünü arkasına alanların zenginleşme serüvenleri de kulaktan kulağa yayılıyor.
“Çift maaşlı” bürokratlar veya oturduğu koltuğun nüfuzunu holdinglerin emrine verenler, bu yozlaşmanın en görünür yüzleri. Devletten maaşını alan, ancak asıl sadakatini ve mesaisini büyük inşaat firmalarına, dev holdinglere borçlu olan bu zihniyet, kamunun malını adeta bir ganimet gibi paylaştırmayı kendine görev ediniyor.
Tam da bu noktada, bürokrasi labirentlerinden sızan, bir başarı hikayesi gibi başlayıp bir "zenginleşme ve nüfuz" destanına dönüşen, isim ve kurum vermeden ama tüm aktörlerin kendisini aynada göreceği çarpıcı bir portreyi size anlatacağım.
Hikayemiz, Anadolu’nun kadim Sivas’tan başlıyor. Yıl 2018-2019 civarı... Taşrada kendi halinde bir şube müdürü olarak görev yapan bir bürokrat, güçlü bir “aracının” referansıyla birdenbire tepe bürokrasinin, özellikle de devasa bütçelerin yönetildiği o kritik makamlardan birine, daire başkanlığına devşiriliyor.
BAKAN BİLE DAYANAMAMIŞ
Ancak bu bürokrat, koltuğa oturur oturmaz, vatanına ve milletine hizmet etmek yerine adının "akçeli" birtakım işlere, ihale kulislerine karışmasına engel olamıyor. Durum o kadar ayyuka çıkıyor ki, bakan bile yaka silkiyor. Sonuçta görevden........
