Geleceğin mimarları
Böyle bir yazı yazmak zorunda kaldığım için üzgünüm. Baharın gelişi ile doğanın en güzel elbiselerini giyerek ruhumuza bir şölen yaşatmaya hazır olduğunu anlatan, dünyanın her geçen gün daha iyiye, daha güzele gittiğini gösteren, öğretmenlerin, öğrencilerin, okulların güzelliğinden bahseden bir yazı kaleme almayı çok isterdim.
Hayaller ile gerçekler arasındaki uçurumun her geçen gün daha da arttığı bu çağda hayaller bir köşede sessizce beklerken gerçeklerin ruhumuza bıraktığı hüznü her an yaşamaya devam ediyoruz.
Yaşanan hüznün hikayesine girip bir haftadır içinde bulunduğunuz dramı ve acıyı size tekrar hatırlatmak istemiyorum. Bunun yerine nedenler ve sonuçlar üzerinde durmak, kendi penceremizden durum değerlendirmesi yapmak daha doğru olacaktır. İğne de çuvaldız da elimizde şimdilik durmaya devam etsin.
Evvela öğretmenliğin kutsal ve dahi peygamber mesleği olduğunu hepimizin bilmesi gerekir. Peygamberler, toplumu içinde bulundukları cehaletten kurtarıp hakikat güneşiyle aydınlatmak üzere gönderilmiştir. Tedrici bir metodla bunu yaparken günümüz eğitim sisteminin de temellerini atmışlardır. Bu bakımdan öğretmenlik, toplumu aydınlatma, doğruya yönlendirme ve karanlıktan kurtarma sürecidir.
Mevcut düzenin koruyucularının, değişim ve dönüşümden rahatsız oldukları, ellerindeki gücün gitmesinden korktukları için olsa gerek bu durumdan rahatsız olmaları gayet doğaldır. Sistemin dişlilerinin sorunsuz dönmesi için ortaya çıkan sıkıntıların bir şekilde bypas edilmesi onlar için kaçınılmazdır. Bu nedenle sistemsel olarak öğretmenin itibarının bir takım çevreler tarafından yok sayılarak bugünlerin nedeni olduğu zihnimizin bir yerinde dursun. Dünyanın geneline bakıldığı zaman öğretmenlik maalesef ki eski görkemli günlerinden çok uzaktadır. İlkin bunun yeniden tedavi edilmesi gerekir.
Peygamber mesleği olan öğretmenlik, bir iş olmaktan öte gönül meselesidir.........
