menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15 Temmuz: Hakiki iman, ihanet ettirmez; sadakat kazandırır

23 0
15.07.2026

Aradan yıllar geçti. Fakat o gecenin acısı hâlâ milletimizin hafızasında ilk günkü gibi tazedir. Tankların ezdiği bedenler, milletin üzerine yağan bombalar, kurşunların hedef aldığı masum insanlar... Bütün bunlar, sadece bir darbe teşebbüsü değil; aynı zamanda bu millete karşı açılmış şeytanî bir savaştı.

Bediüzzaman Said Nursî, İşârâtü'l-İ'câz'da çok mühim bir ölçü verir:

"Şeriat emarelere göre hükmeder."

Çünkü küfür de iman da aslında kalbe ait sıfatlardır. Fakat insanlar kalpleri bilemez. Kalpleri bilen yalnız Allah'tır. İnsanlar ise zahire, yani görünen hâllere göre hüküm verir.

İşte 15 Temmuz'u da bu ölçüyle okumak gerekir.

Bir insanın kalbini yarıp bakamayız. "Kalbinde ne vardı?" diye kesin konuşamayız. Fakat görünen emarelere bakarız.

Kendi milletinin üzerine bomba yağdırmak...

Kendi insanına tank sürmek...

Silahını düşmana değil, kendi vatandaşına çevirmek...

Devletin mahremiyetine sinsice sızmak...

Yıllarca yalan, takiyye ve ihanet üzerine bir yapı kurmak...

Bunların hangisi İslâm'ın hangi emrine uymaktadır?

Kalbi Allah bilir. Fakat emareler yalan söylemez.

Bir ömür boyunca İslâm düşmanlarıyla aynı istikamette yürüyen, ümmetin faydasına değil zararına çalışan, küresel güç odaklarıyla aynı hedefe hizmet eden bir anlayışın ortaya koyduğu hayat tarzı, İslâm'ın ahlâkıyla ve ruhuyla asla bağdaşmaz.

Onun için mesele şahısların gizli dünyasını konuşmak değildir. Mesele, ortaya konulan hayatın neyi temsil ettiğidir.

Buna karşılık İmam-ı Âzam'a bakıyoruz...

İmam Gazâlî'ye bakıyoruz...

İmam Rabbânî'ye bakıyoruz...

Mevlânâ Hazretleri'ne vesaire bakıyoruz...

Hayatlarıyla ilimleri aynı istikamette yürümüş. Yazdıklarıyla yaşadıkları birbirini tasdik etmiş. Marifetullah ile ahlâkları, imanları ile amelleri birbirine şahit olmuş.

Hakiki iman, sahibini Allah'ın kullarına merhametli yapar; zalim değil.

Hakiki iman, ihanet ettirmez; sadakat kazandırır.

Hakiki iman, millete namlu doğrultmaz; milleti korur.

15 Temmuz bize bir defa daha gösterdi ki, din dili kullanmak başka, dini yaşamak başkadır. Sarık, cübbe, vaaz ve hitabet tek başına hiçbir şey ifade etmez. Asıl ölçü, hayatın hangi istikamette aktığıdır.

Çünkü şeriat, emarelere göre hükmeder.

15 Temmuz'da maskeler düştü.

O gece sadece bir darbe değil, yıllarca din kisvesi altında gizlenen bir ihanet de açığa çıktı. İslâm adına hareket eden bir yapının, İslâm'ın en büyük haramlarından olan ihaneti, masum cana kıymayı ve fitneyi işlemesiydi.

Milletimiz ve Cumhurbaşkanımız bu ihaneti canı pahasına durdurdu.

İşârâtü'l-İ'câz'daki o ölçü, bugün de yolumuzu aydınlatıyor:

Kalpleri Allah bilir; fakat emareler yalan söylemez.

15 Temmuz'un yıl dönümünde aziz........

© Milat