menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TÜRK DÜNYASINDA DÖNÜŞEN KURBAN BAYRAMI: MEDYA, KÜLTÜR ve DİN EKSENİNDE ÇOK BOYUTLU BİR ANALİZ

4 0
yesterday

Kurban Bayramı dini bir ritüelin ötesinde Türk Dünyası açısından kültürel bir anlam taşıyan önemli geleneklerden biridir. Dünden bugüne Türk dünyasında çeşitli nedenlerle kurban kesme uygulaması yer almıştır. İslamiyet’in kabulüyle birlikte Kurban Bayramı geleneksel ritüellere iç içe geçerek idrak edilmeye başlanmıştır. Türk dünyasında yer alan bazı kurban kesme ritüellerinin İslamiyet’le ne kadar bağdaştığı tartışmalı olsa da, Kurban Bayramı’nın Türk dünyasında önemli bir yer teşkil ettiği aşikardır. Buna mütevellit analiz yazısında Türk dünyasında Kurban Bayramı ritüellerinden bazı örnekler verilecek, çeşitli Türk devletlerinde Kurban Bayramı’nın nasıl idrak edildiği ortaya konacak, medyada Kurban Bayramı söylemleri tartışılacak ve günümüzde Kurban Bayramı’nın nasıl bir dönüşüm geçirdiği analiz edilecektir.

Türk Dünyasında Kurban Bayramı Ritüelleri

Öncelikle kendi ülkemiz açısından düşünülürse, çeşitli illerde ve yörelerde gerek kurban kesim öncesi, gerek kesim esnasında ve sonrasında ritüeller farklılaşabilmektedir. Örneğin Uşak’ta “sın kurbanı” diğer bir deyişle “ölü kurban” veya “can kurbanı” geleneği bulunmaktadır. Buna göre Anadolu’da bilhassa Uşak yöresinde ölen bir yakınının ardından veya kişi kendi ruhu için kurban kesmekte ve bu uygulama yöresel deyişle “sın kurbanı” olarak ifade edilmektedir. Sın kurbanı büyük ölçüde Kurban Bayramı’nın ilk üç gününden birinde kesilir.

Konya, Erzurum ve Sivas’ta ise “koç kınalama” olarak adlandırılan bir uygulama bulunmaktadır. Buna göre önce kurbanlık koçlar kesimden günler önce temizlenir, tüyleri taranır akabinde başına veya sırtına kına yakılır. Bu gelenek, askere giden gence ve evlenen geline kına yakılması gibi aynı felsefeyle kurbana da kına yakılması olarak mistik bir uygulamaya dönüşür. Ayrıca bu uygulama “hakka adanmışlığın” bir simgesi olarak görülmektedir.

Gaziantep ve Şanlıurfa’da ise “kurban süsleme” geleneği vardır. Bu yörelerde kurbanlıklar boncuklar, renkli kurdeleler, aynalar ve hatta çantalarla süslenerek sokaklarda gezdirilir. Manisa ve İzmir’de ise “gelin koçu” geleneği yaygındır. Halk kültüründe ve folklorik literatürde tam ismi “kurbanlık gelin koçu” olarak geçmektedir. Buna göre nişanlılık dönemi Kurban Bayramı’na denk gelen çiftlerde erkek tarafı, kız tarafına boynuzuna altın veya bilezik takılmış bir “Gelin Koçu” götürür. Koçun süslenmesi ve altın takılması antropolojik açıdan “armağan ekonomisi” ve toplumsal statü göstergesi olarak yorumlanabilir. Sosyolojik açıdan ise bu uygulama hediyeleşme kültürünün bir yansıması olmakla birlikte dini bir ritüel olan kurban ibadeti ile bir “geçiş dönemi” ritüeli olan nişanlılığın harmanlandığı yani dini ve kültürel ritüellerin iç içe geçtiği sentez bir görünüme bürünmektedir.

Kesim sonrası gelenek ve ritüellere bazı örnekler verilecek olursa, örneğin “sın kurbanı” kesildikten sonra ev halkı yemez. Etin tamamı komşulara ve yoksullara dağıtılmaktadır. Eski Türk inançlarının bir yansıması olarak, örneğin Şamanizm’den izler taşıyan bilhassa Kastamonu ve Sinop’ta uygulanan ve Anadolu’nun pek çok yerinde........

© İstiklal