Birileri “hukuk yolsuzluğu” mu dedi?
Allah rahmet eylesin, merhum Hasan Karakaya ağabeyin sürekli anlattığı “iki kör”ün hikâyesi vardı.
Tam gününe rast geldiği için onun ağzından bir kez daha nakletmek istiyorum.
Hikâyeyi biliyorsunuz.
“Hani, iki kör dolma yiyorlarmış da biri, diğerine; ‘Dolmaları niye çift çift yiyorsun?’ diye sormuş ya... Diğer ‘kör’ de; ‘Allah’tan kork be adam!.. Sen kör, ben kör!.. Nereden çıkardın çift çift yediğimi’ diye cevap vermiş ya!.. İlk kör de itiraf edip, ‘Ben, çift çift yiyorum da!’ demiş ya!...”
Maalesef şu sıralar tam da hikâyede olduğu gibi garip bir durum yaşanıyor.
Asıl görevi, “üye avukatların sorunlarını takip etmek ve çözüm için girişimlerde bulunmak” olan Ankara 2 No'lu Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir’in…
Katıldığı bir televizyon canlı yayınında, “stajyer avukatlara referans olduklarını ve 70 baro üyesi avukatın hâkim ve savcılığa atandığına” yönelik açıklamasını fırsat bilen “Yeni CHP’liler” ve kiralık medyası, benzeri görülmemiş bir karalama kampanyası başlattı.
Başkan Gökhan Ağdemir’in, baronun kurduğu “Staj Eğitim Merkezi”nde eğitim alan genç hukukçuların “sınavları kendi başarılarıyla kazandıkları” halde sadece onların “mesleki yeterliliklerini ve başarılarını ilgili mercilere anlattıklarını” ve “onların yanında durduklarını” vurgulamak amacıyla kullandığı ifadeleri çarpıtan “Yeni CHP’liler” ile fondaş medyası;
"Hâkimlik garantili baro" söylemleriyle bir bardak suda fırtına kopararak, büyük bir kadrolaşma skandalı patlak verdiği algısı oluşturmaya çalıştı.
Sıkı bir çalışmanın sonucunda kazandıkları “Hakimlik Savcılık Sınavı”nın ardından 70 baro üyesi avukatın savcı ve hakim olarak atanmasını “Bir hukuk yolsuzluğu” gibi sunmaya çalışan malum zihniyetin ve medyasının beyhude gayretleri, bana hikayede dolmaları çift çift götüren o arsız körü hatırlattı.
Tüm hukuk fakültesi mezunlarının katılabildiği bir sınavı alnının hakkıyla kazanan 70 stajyer avukatın hakim ve savcı olarak atanması “yargıda kadrolaşma skandalı” ise…
CHP’liler geçmişte bu kadrolaşmanın 100 mislini, belki de 1000 mislini yaptı…
Tek parti diktasının zulüm fırtınası estirdiği yıllarda kurulan “İstiklal Mahkemeleri”ne hiç hukuk bilgisi olmayan “Kel Ali” lakaplı Ali Çetinkaya gibi bir celladı “mahkeme başkanı” olarak atayan…
Adnan Menderes ve arkadaşları hakkında verdikleri “idam” kararını mer’i yasalara göre değil de “Sizi buraya tıkan güç böyle istiyor” diyerek başkalarının dikte ettiğini itiraf eden isimleri “Yassıada Mahkemesi”nin başına oturtan…
28 Şubat sürecinde, Genelkurmay tarafından verilen “irtica” brifinglerine katılarak, cuntacı komutanları ayakta, üstelik elleri patlayana kadar alkışlayan dönemin yargı mensuplarını “matah hukukçu” ilan eden CHP’liler, bırakın tek başına........
