Kurtuluşun 108’inci yılında ortak gelecek vizyonuyla aynı hedefe
Bir Türk vatandaşı olarak ilk defa gitmiş olsanız bile kendinizi hiç yabancı hissetmeyeceğiniz bir ülke söyle deseniz tek kelimeyle Azerbaycan derdim. Havalimanından itibaren sıcak bir karşılama, arı bir Türkçe sizi karşılıyor.
Bakü’ye indiğinizde Hazar’ın şehrin havasına ve iklimine etkisi hissediliyor.
Bir tarafta modern gökdelenleri, geniş bulvarları ve ışıklarıyla yükselen yeni Bakü…
Diğer tarafta İçerişehir’in taş duvarlarında, dar sokaklarında ve tarih kokan atmosferinde yaşayan eski Bakü…
Şehirde bugünlerde Formula1 hazırlıklarının heyecanı var. Bir de bunun şehir trafiğine yansıttığı yoğunluk.
Aracımız otelimize doğru ilerlerken “Bakü güzel şehir” diye mırıldanıyorum.
Beni almaya gelen şoför kardeşimiz Elşad mukabele ediyor; “Bakü sizlerin de şehri. Memlekete hoş geldiniz.”
Bakü’ye daha önce çok defa gelme fırsatım oldu. Bu kez Bakü’ye, Türk dünyasının gelecek vizyonunun konuşulduğu önemli bir toplantıyı takip etmek için geldim.
Ancak 15 Eylül’de Bakü’de bulunmanın çok daha derin anlamı var. Bugün iki ülke için ve Bakü için sıradan bir tarih değil.
15 Eylül, Bakü’nün kurtuluşunun 108’inci yıl dönümü. Üstelik Anadolu’dan gelen kardeşlerinin yardımıyla elde edilen bir zafer söz konusu…
Tam 108 yıl önce bağımsızlığını yeni elde etmiş bir ülke olarak Azerbaycan, Osmanlı’dan yardım istedi. 15 Eylül 1918’de Nuri Paşa (Killigil) komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, yaklaşık 30 saat süren çatışmaların ardından bugün büyükelçilik binanızın da bulunduğu bölgeden Bakü’ye girdi. Ermeni ve Bolşevik çetelerini şehirden sürerek tartışmasız bir zafer elde etti.
Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan'da sadece 2 ay kadar kaldı ancak ülkenin toprak bütünlüğünün sağlanması ve Bakü'nün başkent olmasında büyük rol oynadı. Bu tarih de, Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin ve Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin en önemli sembollerinden biri haline geldi.
Bakü'nün kurtarılması için verilen mücadelede Kafkas İslam Ordusu tam 1130 şehit verdi.
15 Eylül 1918’de Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’ye girişiyle tarihe geçen kardeşlik hikâyesi, 108 yıl sonra bugün ortak gelecek vizyonuyla yeniden yazılmaya çalışılıyor.
İşte böyle tarihi bir günde Bakü çok önemli toplantılara ve görüşmelere ev sahipliği yaptı.
29-30 Ekim’de Ankara’da yapılacak Türk Devletleri Teşkilatı 13. Devlet Başkanları Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen panel serisinin ikinci durağı Azerbaycan’ın başkenti Bakü oldu. İlk toplantı Astana’da yapılmıştı.
Bakü’deki panel İletişim Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti.
Böyle önemli bir tarihe denk düşen günde verilen mesajlar geçmişteki emellerimizle de örtüşünce konuşulanlar çok daha anlamlı hale geldi.
Çünkü 108 yıl önce Bakü’ye gelen Türk askerlerinin taşıdığı ruh ile bugün Bakü’de kurulan diplomasi ve beyin fırtınası masalarında bulunanların ruhları arasında taşınan misyon yönüyle bakınca güçlü bir bağ var.
O gün cephede dayanışma içinde olanların evlatları bugün diplomasi, savunma sanayii, ekonomi, enerji, ulaştırma, iletişim ve eğitim gibi alanlarında nasıl birlikte ortak geleceğe yürüyebiliriz diye kafa yoruyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Bakü’de düzenlenen “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” paneline bu açıdan bakınca yüklendiği misyon daha iyi anlaşılacaktır.
Panelin açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi ise önemli bir noktaya işaret etti: “Türk Devletleri Teşkilatı bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör olma yolunda ilerliyor. Ancak mevcut potansiyelin tamamı henüz hayata geçirilmiş değil.”
Taşkent İletişim Müşaviri Prof. Dr. Mehmet Yüce’nin moderatörlüğünde düzenlenen panelde, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Güvenlik ve Dış Politikalar Kurul Üyesi Prof. Dr. Seyit Sertçelik, Azerbaycan Cumhuriyeti Ulusal Meclisi Üyesi Dr. Fariz İsmailzade, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Esma Özdaşlı, Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı Dr. Farid Shafiyev ve Kafkasya Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Nazim Caferov konuşmacı olarak yer aldı. Panelistlerin birbirinden........
