menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BUGÜN 16 TEMMUZ...

27 0
16.07.2026

Bilim, devlete hâkim değilse o devlet çökmeye mahkûmdur. Hiç bir devlet bir sabah uyandığında kendisini çökmüş bulmaz. Çöküş; yıllara yayılan, inatla ve ısrarla yürütülen, adım adım uygulanan bir sürecin sonunda gerçekleşir. Önce hukukun içi boşaltılır. Sonra eğitim niteliksizleştirilir. Ardından ekonomi üretimden koparılır. Devlet kurumları liyakatten uzaklaştırılır. Toplum ortak değerlerinden ve tarih şuurundan uzaklaştırılır. İnsanlar birbirine, sonunda da devletine güvenemez hâle getirilir. İşte o gün, o devletin sınırları yerinde duruyor olsa bile, aslında yıkım çoktan başlamıştır.

            15 Temmuzda yaşadıklarımız, yukarıda sıraladığımız süreçlerin sonunda gerçekleşti. O gün yaşadığımız o meşum olay, aynı hedefe hizmet eden tercihlerin doğal sonucuydu. Çünkü tesadüfler süreklilik göstermez. Aynı yanlışlar yıllarca tekrar ediliyorsa... Aynı uygulamalar aynı çevrelere kazandırırken millete kaybettiriyorsa... Aynı politikalar ülkeyi her defasında biraz daha güçsüz bırakıyorsa... Artık ortada yalnızca yanlış yönetim değil, sorgulanması gereken bir anlayış vardır.

            Bir milleti yönetmenin en kolay yolu, onun düşünmesini engellemektir. Çünkü böylesi bir yönetim için soran insan tehlikelidir. Araştıran insan kontrol edilemez. Hukuk bilen vatandaş kolay kolay kandırılamaz. Bilim üreten millet kolay kolay sömürülemez. İşte bunun için tarih boyunca bütün otoriter yapılar önce eğitime müdahale etmiş, sonra hukuku kendi emrine almış, en sonunda da toplumu algıyla olmadı korkuyla yönetmeye çalışmışlardır.  Bilim, sadece laboratuvar değildir. Bilim; akıldır. Bilim; sorgulamaktır. Bilim; özgür vicdandır. Bilim; hukuktur. Bilim; üretmektir. Bilim;........

© Günışığı Gazetesi