menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tuz Koktu mu

22 0
28.06.2026

Bazı Anadolu sözleri vardır, insan yaş aldıkça gerçek anlamını daha iyi kavrar. Çocukken kulağa sadece sert bir atasözü gibi gelir ama hayat biraz omuzuna bindikçe, o sözlerin aslında insan ruhunun anatomisini anlattığını fark edersin. Mesela şu meşhur laf gibi:

“Et kokarsa tuzlarsın… Ya tuz kokarsa?”

Çünkü burada anlatılan şey sıradan bir bozulma değil. Koruyanın çürümesi. Seni ayakta tutması gereken şeyin işe yaramaz hale gelmesi. Hatta daha kötüsü, seni koruyacağı yerde seni çürütmeye başlaması.

Geçenlerde bunu düşünürken aklıma tuhaf biçimde Lut’un karısı geldi. Sonra Jung geldi. Sonra yas meselesi…

Bir noktadan sonra hepsi aynı yere çıkıyor aslında.

Biliyorsunuz hikâyeyi… Lut’un karısına “arkana bakma” denir. Ama o dönüp bakar ve tuz sütununa dönüşür. Çocukken bunu hep ilahi bir ceza hikâyesi gibi okuduk. Ama insan biraz hayat görünce şunu fark ediyor: Belki mesele sadece dönüp bakmak değildi. Belki mesele, geçmişi bırakamamaktı.

Çünkü bazı insanlar gerçekten geçmişte yaşamaya başlıyor.

Bitmiş bir ilişkiyi, kaybedilmiş bir zamanı, ölmüş bir insanı, kaçırılmış bir ihtimali… bırakmıyorlar.........

© Günışığı Gazetesi