Evdeki Hesap Çarşıya, Çarşıdaki Hesap Cüzdana Uymuyor...
Bu konuda koşullar, engeller, süreç, işleyiş, kimlik, kişilik, sözün eri olmak vb nedenler etken olacağından kesin bir yargıya varmak güçtür… (Örneklerini ülkemizde sık sık görüp yaşadığımız!)
Yine genelleme yaparak ulus bazında bakarsak; her milletin kendi özgün şartları, tarihsel, siyasal, toplumsal, kültürel, coğrafi koşulları, deneyimleri, birikimleri farklı olduğundan o da kesin sonucu belirlemez. Ama tarihsel gerçekliğin tek bir istisnası vardır. O da zamanlama dehası olan Büyük Atatürk’ün o zorlu koşullarda önce halkı, sonra meclisi, sonra da orduyu örgütleyerek yazdığı Kurtuluş Destanı…
Bugünü düşünerek dünü okuduğum girişten sonra gelelim bakmamız gereken pencerelere…
Bu birkaç örnekle olmazların olura, değmezlerin değere dönüştürülüp içinin boşaltıldığı bugünlerde, bazı şeyleri anmak ve anımsatmak istedim. Gündemde ne mi var? Açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verenler, yoksulluk, işsizlik, sığınmacılar, kadın ve çocuk cinayetleri, öğrencilerin barınma, beslenme sorunları, aldıkları burs yemeğe bile yetmeyen gençler, özel okul ve yurtların sık sık değişen aylık ücretleri, üniversiteliler için yurtların az, kiraların çok olduğu bir ülke. Yaşam kalitesinin her gün biraz daha düştüğü koşullar, barınma krizinin psikolojik sağlığı etkilemesi, tek mönüyü paylaşan gençler, bir simidi bölüşen emekliler…
Şayet bir ülkede emeğin insana kattığı sessiz vakar görülmüyorsa! Gençlerin umudu ve hayalleri, emeklilerin huzuru ve beklentileri sağlanmıyorsa! 4 milyon ruhsatlı silaha karşılık, her 3 kişiden birinin belinde silah varsa! Denizli’de 15 yaşındaki çocuk........
