Sofranız Boşalıyor: Türkiye’de Gıda Düzenini Kim Kuracak?
Çiftçi Neden Toprağını Kaybediyor?
Türkiye tarımı bir kırılma noktasında. Küçük ölçekli gıda-tarım işletmeleri hala belkemiği. Ama büyük sermaye bu yapıyı çözmeye başladı. Çiftçilerin yaklaşık yüzde 65'i 49 dekardan küçük arazilerde üretim yapıyor. Yani Türkiye tarımının kılcal damarlarını küçük aile işletmeleri oluşturuyor; tıpkı mahalledeki bakkal, kırsaldaki mevsimlik işçi ve kentteki asgari ücretli gibi bu üreticiler de sistemin en kırılgan halkası.
Ne var ki küresel sermaye grupları çok aracılı uzun tedarik zincirleri kurarak bu küçük işletmeleri köşeye sıkıştırıyor. Büyük endüstriyel şirketlerle tek başlarına yarışmaları olanaksız. Bu tablo kırsaldaki yoksulluğu derinleştiriyor, köyden kente göçü tetikliyor. Ve sonuçta o göç sofranıza ulaşıyor. Toprağını bırakan çiftçi çoğaldıkça, tarladan sofraya uzanan zinciri birkaç büyük şirket ele geçiriyor.Türkiye'de her iş kolu büyürken tarımı birileri sistematik olarak küçültüyor. Bir de arazi sıkışması var. Gıda-tarım tekelleri karbon denkleştirme projeleri ve çevreci etiketiyle arazi kapıyor. Spekülatif sermaye tarım arazisi fiyatlarını gerçek tarımsal getirinin çok üstüne çıkarıyor. Sonuç........
