Çiftçinin Borcu 1,15 Trilyon: Gıda Krizini Krediyle Çözmek Mümkün mü?
Türkiye tarlada kullandığı gübrenin yüzde 90'ını dışarıdan alıyor. Gübre ithalatına her yıl 2,4 milyar dolar ödüyoruz. Azotlu gübrenin yüzde 80'inden fazlası ithal. Üre dediğimiz temel gübre hammaddesinin yüzde 44'ü İran'dan, yüzde 24'ü Mısır'dan, yüzde 13'ü Rusya'dan geliyor. Yani toprağımıza atacağımız gübre bile başka ülkelerin insafında. İran-ABD-İsrail çatışması kızışırsa, gübre tedariğimiz doğrudan vuruluyor.
Rusya-Ukrayna Savaşı zaten tahıl, yağlı tohum ve gübre tedariğimizi bozdu. Döviz kuru dalgalanmaları bu etkiyi katladı. Savaşla birlikte Rusya'nın tarımsal ithalatımızdaki payı yüzde 14,9'a yükseldi. Sonuç şu: AKP iktidarı ülkenin gıda güvenliğini birkaç ülkenin kapısına bağladı.
Buğdaya bakalım. 2023-2024'te hava koşulları uygun geldi, 21 milyon ton buğday ürettik. TMO 11 milyon tonun üzerinde buğday ve arpa satın aldı. Ama bu buğday nerede depolanıyor? TMO'nun kendi depoları yetmediği için özel sermayenin işlettiği lisanslı depolara kiralanıyor. Bu depolarda saklanan buğdayın 22 bin tonu çalındı. Çiftçinin alın teriyle ürettiği buğday, kamusal denetim boşluğundan süzülüp gitti.
Gelelim 2025-2026 dönemine. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da Ekim-Şubat arası yağışlar yüzde 50'nin altına düştü. Buğday üretiminin 17 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Oysa Türkiye her yıl 19,4 milyon........
