Nakit Neden Kraldır?
"Hayatı kolaylaştırıyor", "puan kazandırıyor" masallarıyla her köşe başında önümüze sürülen kredi kartları, aslında tek bir gerçeğe hizmet ediyor: “Sistem her zaman kazanır ve kredi kartı kullanmak en nihayetinde sadece ama sadece bankalara yarar.”
Tüketici olarak bizler, kazandığımızı sandığımız küçük ödüllerle oyalanırken, arka planda devasa bir finansal çark her alışverişte ekonominin iliğini sömürüyor.
Kredi kartıyla yaptığınız her ödemede, satıcı parasını bankada rehin bırakmak istemeyip hemen ertesi gün almak istediğinde, bankaya hatırı sayılır bir finansman komisyonu ödemek zorunda kalıyor. Bugün Türkiye'de Merkez Bankası'nın belirlediği tavan ve piyasa dinamikleri doğrultusunda, kredi kartı peşin POS komisyon oranları ortalama % 3,60 seviyesinde.
Görünüşte küçük gelen bu % 3,60, paranın el değiştirdikçe nasıl eridiğini gösteren korkunç bir matematiksel tuzağı gizliyor. Esnaf parayı vadesinde (yaklaşık 40 gün) bekletirse bu komisyonu ödemez ancak günümüz ekonomik şartlarında sıcak nakit ihtiyacı duyan esnafın büyük çoğunluğu bu % 3,60'lık kesintiye razı gelerek parasını ertesi gün kurtarmaya çalışıyor.
Diyelim ki piyasada kredi kartları üzerinden dönen 10.000 TL'lik bir hacim var. Bu para, esnafın parayı hep ertesi gün çekmeyi tercih ettiği bir döngüde kredi kartıyla harcanmaya başladığında, banka her el değiştirmede % 3,60'lık payını kesip kasasına koyuyor.
Matematiksel olarak hesaplandığında, paranın el değiştirdikçe nasıl buharlaştığı şu çarpıcı tabloyla ortaya........
